“Kötü, fena, uğursuz konuşmak” anlamına gelen eski bir ifadedir. Bahçeli, rakiplerinin eleştirilerini “boş konuşuyorlar, yalan konuşuyorlar, kem konuşuyorlar” şeklinde nitelendirerek, bu eleştirilerin sadece yanlış veya haksız değil, aynı zamanda ülkeye zarar veren, kötü niyetli ve uğursuz sözler olduğunu ima eder. Bu kullanım, siyasi eleştiriyi şeytanileştirir ve onu ülkenin hayrına olmayan bir eylem olarak kodlar.
“Uşak” kelimesinin aşağılayıcı anlamından yola çıkarak, dış güçlere hizmet eden, onların emirlerini yerine getiren iç odaklar anlamına gelir. Bu ifade, “taşeronlar” veya “kiralık akıl” gibi terimlerle benzer bir işleve sahiptir. Hedefteki grupların (genellikle muhalefet veya eleştirel sesler) bağımsız bir iradeye sahip olmadığını, birilerinin “uşaklığını” yaptığını iddia ederek onları onursuzlaştırır ve gayrimilli ilan eder.
Devlet Bahçeli’nin, 2018 seçimleri öncesinde Millet İttifakı’na karşı olarak türettiği ve muhalefet blokunu tanımlamak için kullandığı pejoratif bir isimdir. “Zillet“, Arapça kökenli olup “alçaklık, aşağılık, hor ve hakir olma” gibi son derece olumsuz anlamlar taşır. Bu ismi kullanarak Bahçeli, rakip ittifakı sadece siyasi bir alternatif olarak değil, ahlaki olarak çökmüş, milli onurdan yoksun, “yıkım ve […]
Siyasi rakiplerinin, özellikle de Kemal Kılıçdaroğlu’nun, ne kadar usta ve sık bir şekilde yalan söylediğini, bunun artık bir karakter özelliği haline geldiğini iddia etmek için kullanılan bir halk deyimidir. Bu ifade, rakibin sadece belirli bir konuda yalan söylemediğini, aksine yalancılığın onun doğasında olduğunu ve bu konuda çok mahir olduğunu ima ederek, güvenilirliğini tamamen yok etmeyi […]