“Kötü, fena, uğursuz konuşmak” anlamına gelen eski bir ifadedir. Bahçeli, rakiplerinin eleştirilerini “boş konuşuyorlar, yalan konuşuyorlar, kem konuşuyorlar” şeklinde nitelendirerek, bu eleştirilerin sadece yanlış veya haksız değil, aynı zamanda ülkeye zarar veren, kötü niyetli ve uğursuz sözler olduğunu ima eder. Bu kullanım, siyasi eleştiriyi şeytanileştirir ve onu ülkenin hayrına olmayan bir eylem olarak kodlar.
Bir kişi, kurum veya kararın hiçbir geçerliliğe, meşruiyete ve değere sahip olmadığını belirten nihai bir hükümdür. Bahçeli, bu ifadeyi meşruiyetini kaybettiğini düşündüğü siyasi rakipleri (örneğin CHP yönetimi) veya kurumlar için kullanarak, onları siyasi denklemin tamamen dışına ittiğini ilan eder. Bu, bir eleştiri veya reddetmenin ötesinde, muhatabın varlığını siyasi ve ahlaki olarak tanımadığını gösteren, son derece […]
Bahçeli’nin “düşman” kategorisini tanımlamak için kullandığı en kapsayıcı ifadedir. Bu, belirli bir grup veya ülkeden ziyade, Türkiye’nin varlığına, birliğine ve çıkarlarına karşı olan herkesi içeren geniş bir şemsiye kavramdır. Bu düşmanlar, “içerideki hainler” olabileceği gibi, “dışarıdaki hasım çevreler” de olabilir. Bu ifade, ülkenin sürekli bir kuşatma altında olduğu algısını yaratarak, beka söylemini ve milli birlik […]
“Alçaklar” kelimesi gibi, düşman olarak kodlanan kişi ve gruplar için kullanılan en ağır hakaret ifadelerinden biridir. Şeref, Türk kültüründe en önemli ahlaki değerlerden biridir ve birini “şerefsiz” olarak nitelendirmek, onu insan olarak en onursuz ve değersiz noktaya koymak anlamına gelir. Bahçeli, bu ifadeyi özellikle “vatan hainleri” ve “terör destekçileri” için kullanarak, onlarla hiçbir ortak ahlaki […]