12 Eylül darbesi sonrası askerlerin, merkez sağı kontrol altında tutmak amacıyla yeni partiler kurdurma girişimlerine karşı söylediği bir sözdür. “Tapulu arazi” metaforu, merkez sağ siyasetin doğal ve meşru liderinin kendisi olduğunu, bu alanın kendi “mülkü” olduğunu ifade eder. “Gecekondu” ise askerlerin kurdurduğu partilerin gayrimeşru, yapay ve geçici olduğunu ima eder. Bu ifade, askeri vesayete karşı sivil siyasetin alanını ve kendi liderliğini savunan cesur ve meydan okuyan bir duruşu simgeler.
Laikliğe karşıt, gerici ve din devleti yanlısı olarak tanımlanan faaliyetler için kullanılan bir terimdir. Demirel’in söyleminde bu kavramın kullanımı, siyasi kariyerindeki döneme göre değişiklik göstermiştir. Başbakanlık dönemlerinde genellikle din ve vicdan özgürlüğünü savunurken ve laikliğin dinsizlik olmadığını vurgularken, Cumhurbaşkanlığı döneminde, özellikle 28 Şubat sürecinde, “irtica“yı Türkiye Cumhuriyeti için en büyük tehditlerden biri olarak tanımlamıştır. Bu […]
İLKSAN skandalında yolsuzlukla suçlanan bir bakanını savunurken, sorumluluğu kişisel olarak üstlendiğini göstermek için kullandığı bir ifadedir. Bu söz, bir liderin kendi ekibini ve kararlarını sonuna kadar savunduğunu gösteren bir sahiplenme ifadesidir. Retorik işlevi, tartışmayı hukuki veya idari bir soruşturma zemininden çıkarıp, liderin kişisel onuru ve sorumluluğu zeminine taşımaktır. Bu, “adamını satmayan lider” imajı çizerek, kendi […]
Bir gazetecinin sorusu üzerine yaptığı “Derin devlet, normal devletin raydan çıkmış halidir” tanımıyla Türk siyasi literatürüne geçen bir kavramdır. Bu tanım, “derin devlet” olgusunu meşrulaştırmaz, aksine onu bir anomali, hukukun ve meşru düzenin (“normal devlet“) dışına çıkmış bir sapma olarak tanımlar. Retorik işlevi, devlet içinde varlığı iddia edilen yasa dışı yapılanmaları kabul ederken, bunları devletin […]