1970’lerdeki sağ-sol çatışmasının en yoğun olduğu dönemde, Milliyetçi Cephe hükümetlerinin başbakanı iken kullandığı, siyasi kariyerinin en çok tartışılan sözlerinden biridir. Bu ifade, kendi siyasi tabanını ve müttefiklerini toplu olarak “katil” olarak damgalamayı reddetme amacı taşır. Retorik olarak, kendisine yöneltilen suçlamanın dilini ve çerçevesini kabul etmeyerek, tartışmayı kendi istediği bir zemine çekme girişimidir. Bu söz, siyasi şiddetin sorumluluğunu üstlenmekten kaçınma ve kendi siyasi bloğunu koruma refleksi olarak analiz edilmiştir. Zamanla, 1970’lerdeki siyasi şiddete karşı devletin tutumunu eleştirenler için sembolik bir ifade haline gelmiştir.
Laikliğe karşıt, gerici ve din devleti yanlısı olarak tanımlanan faaliyetler için kullanılan bir terimdir. Demirel’in söyleminde bu kavramın kullanımı, siyasi kariyerindeki döneme göre değişiklik göstermiştir. Başbakanlık dönemlerinde genellikle din ve vicdan özgürlüğünü savunurken ve laikliğin dinsizlik olmadığını vurgularken, Cumhurbaşkanlığı döneminde, özellikle 28 Şubat sürecinde, “irtica“yı Türkiye Cumhuriyeti için en büyük tehditlerden biri olarak tanımlamıştır. Bu […]
İslam halifesi Hz. Ömer’e atfedilen “Dicle kenarında bir kurt bir koyunu kapsa, adl-i ilahi Ömer’den sorar onu” sözünün Demirel tarafından kendi siyasi sorumluluk anlayışına uyarlanmış halidir. Bu ifade, bir liderin ülkenin en ücra köşesindeki en küçük bir sorundan bile nihai olarak sorumlu olduğunu belirten yüce bir devlet adamlığı anlayışını yansıtır. Retorik işlevi, kendisini adil, her […]
Bir gazetecinin sorusu üzerine yaptığı “Derin devlet, normal devletin raydan çıkmış halidir” tanımıyla Türk siyasi literatürüne geçen bir kavramdır. Bu tanım, “derin devlet” olgusunu meşrulaştırmaz, aksine onu bir anomali, hukukun ve meşru düzenin (“normal devlet“) dışına çıkmış bir sapma olarak tanımlar. Retorik işlevi, devlet içinde varlığı iddia edilen yasa dışı yapılanmaları kabul ederken, bunları devletin […]