Erbakan’ın “Yeniden Büyük Türkiye” vizyonunun bir parçası olarak, Türkiye’nin uluslararası sistemdeki hedefini tanımlayan bir ifadedir. Bu vizyona göre Türkiye, sadece kendi kendine yeten ve kalkınmış bir ülke olmakla kalmayacak, aynı zamanda İslam dünyasına ve tüm ezilen milletlere öncülük eden bir “lider ülke” konumuna yükselecektir. Bu liderlik, D-8’in kurulması ve “İslam Birliği“nin tesis edilmesi gibi projelerle somutlaşacaktır. Retorik işlevi, takipçilerine sadece ulusal bir kalkınma değil, aynı zamanda küresel bir misyon ve tarihi bir rol vaat ederek onlara büyük bir vizyon sunmaktır.
Erbakan’ın kalkınma anlayışının temel taşıdır ve maddi kalkınmanın ön koşulu olarak görülür. Manevi kalkınma, toplumun ve bireylerin İslam’ın ahlaki ve manevi değerlerine göre eğitilmesi, helal-haram bilincinin yerleşmesi ve ekonomik faaliyetler de dahil olmak üzere hayatın her alanında bu değerlerin rehber edinilmesidir. Bu, Kuran kursları, imam hatip okulları ve İslam enstitülerinin yaygınlaştırılması gibi somut eğitim politikalarını […]
Milli Görüş hareketinin icraat gücünü, imkansız gibi görünen işleri başarma yeteneğini ve pratik zekasını ifade etmek için kullanılan bir deyimdir. Bu ifade, hareketin kaynak yetersizliği veya zorlu koşullar gibi engellere takılmayacağını, her durumda bir çözüm üretebileceğini ve somut sonuçlar alabileceğini iddia eder. Retorik işlevi, harekete olan güveni artırmak, onun pragmatik ve sonuç odaklı olduğunu vurgulamak […]
Necmettin Erbakan’ın 1956’da bir grup arkadaşıyla birlikte kurduğu, Türkiye’nin ilk yerli motor fabrikasıdır. Erbakan’ın siyasi anlatısında Gümüş Motor, bir ticari girişimden çok daha fazlasını ifade eder; “Ağır Sanayi Hamlesi“nin ve milli sanayileşme idealinin ilk tohumu, bir prototipidir. “Şeftaliden başka bir şey üretemeyiz” diyen “taklitçi” zihniyete karşı, bu milletin kendi imkanlarıyla motor üretebileceğinin somut bir kanıtı […]