Milli Görüş hareketinin icraat gücünü, imkansız gibi görünen işleri başarma yeteneğini ve pratik zekasını ifade etmek için kullanılan bir deyimdir. Bu ifade, hareketin kaynak yetersizliği veya zorlu koşullar gibi engellere takılmayacağını, her durumda bir çözüm üretebileceğini ve somut sonuçlar alabileceğini iddia eder. Retorik işlevi, harekete olan güveni artırmak, onun pragmatik ve sonuç odaklı olduğunu vurgulamak ve seçmenlere “yapılamaz” denilenleri yapma vaadinde bulunmaktır.
28 Haziran 1996’da Necmettin Erbakan’ın liderliğindeki Refah Partisi (RP) ile Tansu Çiller’in liderliğindeki Doğru Yol Partisi (DYP) arasında kurulan koalisyon hükümetidir. Erbakan, bu hükümette başbakanlık görevini üstlenmiştir. Bu dönem, Erbakan’ın siyasi kariyerinin zirvesidir ve Milli Görüş ideallerini (D-8’in kurulması, memur ve emekli maaşlarına yapılan yüksek zamlar, havuz sistemi vb.) hayata geçirmeye çalıştığı bir dönemdir. Ancak […]
Erbakan’ın söyleminde, bir ülkenin sanayileşmesi, teknolojik ilerlemesi, ekonomik büyümesi ve refah seviyesinin artması gibi somut gelişmeleri ifade eder. Ancak Erbakan için maddi kalkınma tek başına bir amaç değildir ve “manevi kalkınma“dan ayrı düşünülemez. “Önce Ahlak ve Maneviyat” ilkesi gereği, manevi temelleri sağlam olmayan bir maddi kalkınma, toplumu mutluluğa ve saadete ulaştırmaz, aksine ahlaki çürümeye yol […]
1970’li yıllarda Türkiye’de kurulan ve Necmettin Erbakan’ın Milli Selamet Partisi’nin (MSP) de ortak olduğu sağ partilerden oluşan koalisyon hükümetleridir. Erbakan, I. Milliyetçi Cephe (Mart 1975) ve II. Milliyetçi Cephe (Temmuz 1977) hükümetlerinde devlet bakanı ve başbakan yardımcısı olarak görev yapmıştır. Bu dönemler, Erbakan’ın “Ağır Sanayi Hamlesi” kapsamında yüzlerce fabrikanın temelini attığı ve bürokraside kendi kadrolarını […]