Erbakan’ın üçlü hedef sloganının ikinci ve merkezi basamağıdır. Bu ideal, Türkiye’nin Osmanlı İmparatorluğu’nun mirasçısı olarak, tarihsel misyonuna yeniden kavuşması, hem maddi hem de manevi olarak kalkınarak bölgesel ve küresel bir güç haline gelmesi vizyonunu ifade eder. Bu hedefe ulaşmanın yolu, “Ağır Sanayi Hamlesi” ile ekonomik bağımsızlığı sağlamak ve “Önce Ahlak ve Maneviyat” ilkesiyle toplumu manen güçlendirmektir. “Yeniden Büyük Türkiye,” “Yeni Bir Dünya“nın kurulmasında “lider ülke” rolünü üstlenecektir. Retorik işlevi, seçmende tarihi bir devamlılık ve milli gurur duygusu uyandırmak ve onlara geçmişin ihtişamını yeniden yakalama vaadinde bulunmaktır.
Erbakan’ın kalkınma anlayışının temel taşıdır ve maddi kalkınmanın ön koşulu olarak görülür. Manevi kalkınma, toplumun ve bireylerin İslam’ın ahlaki ve manevi değerlerine göre eğitilmesi, helal-haram bilincinin yerleşmesi ve ekonomik faaliyetler de dahil olmak üzere hayatın her alanında bu değerlerin rehber edinilmesidir. Bu, Kuran kursları, imam hatip okulları ve İslam enstitülerinin yaygınlaştırılması gibi somut eğitim politikalarını […]
Erbakan’ın, Türkiye’nin sanayileşme modelini eleştirmek için kullandığı bir terimdir. “Montaj sanayi,” kendi teknolojisini ve markasını üretmek yerine, dışarıdan getirilen parçaları sadece birleştirerek üretim yapan, dolayısıyla dışa bağımlı ve katma değeri düşük bir sanayi modelini ifade eder. Erbakan’a göre bu model, bir “müstemleke tipi kalkınma“dır ve Türkiye’yi Batı’nın pazarı haline getirir. “Ağır Sanayi Hamlesi,” bu “montaj […]
Erbakan’ın söyleminde, bir ülkenin sanayileşmesi, teknolojik ilerlemesi, ekonomik büyümesi ve refah seviyesinin artması gibi somut gelişmeleri ifade eder. Ancak Erbakan için maddi kalkınma tek başına bir amaç değildir ve “manevi kalkınma“dan ayrı düşünülemez. “Önce Ahlak ve Maneviyat” ilkesi gereği, manevi temelleri sağlam olmayan bir maddi kalkınma, toplumu mutluluğa ve saadete ulaştırmaz, aksine ahlaki çürümeye yol […]