Çiller’in, Türk tarihinin en önemli yazılı anıtları olan “Göktürk Kitabeleri” (Orhun Yazıtları) demek isterken yaptığı bir başka gaftır. Bu tür tarihsel ve kültürel hatalar, özellikle milliyetçi söylemi yoğun bir şekilde kullanan bir lider için, entelektüel birikimi ve konuya hakimiyeti konusunda ciddi şüpheler uyandırmıştır. Rakipleri tarafından, onun milliyetçiliğinin derinlikli bir bilgiden çok, yüzeysel ve ezbere dayalı olduğu yönündeki eleştirileri güçlendirmek için kullanılmıştır.
Terörle mücadele bağlamında kullanılan ve Türk milliyetçiliğinin iki temel sembolü olan bayrak ve ezanı bir araya getiren güçlü bir slogandır. Bu ifade, mücadeleyi sadece bir toprak bütünlüğü meselesi olarak değil, aynı zamanda ulusun dini ve milli kimliğine yönelik bir tehdit olarak çerçeveler. Söylemin retorik gücü, bu iki kutsal değeri tehlike altında göstererek, verilecek mücadelenin meşruiyetini […]
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Mart 1995’te Kuzey Irak’taki PKK kamplarına yönelik başlattığı geniş kapsamlı sınır ötesi askeri operasyonun adıdır. Çiller, bu operasyonu “Sakarya’dan, hatta komutanların bana söylediğine göre Plevne’den bu yana en büyük kara harekatı” olarak tanımlamıştır. Bu benzetme, güncel bir askeri operasyonu, Türk tarihinin kahramanlık destanlarıyla (Sakarya Meydan Muharebesi, Plevne Savunması) aynı düzleme koyarak onu […]
Tam hali “Bu millet uğruna, ülke uğruna, devlet uğruna kurşun atan da yiyen de her zaman bizim için saygıyla anılır. Onlar şereflidirler” olan bu ifade , 3 Kasım 1996’daki Susurluk Kazası sonrası yapılmış en tartışmalı açıklamalardan biridir. Bu söz, devlet adına hareket ettiğini iddia eden yasa dışı unsurları (Abdullah Çatlı gibi) meşrulaştırma ve onlara sahip […]