Menderes’in, Demokrat Parti’nin kuruluş sürecindeki zorlukları ve imkansızlıkları anlatmak için kullandığı bir ifadedir. “Beş parasız ve bir sandalyesiz kurulmuş olan Demokrat Parti, dört senede iktidarı ele geçirecek kadar muazzam bir kudretin sahibi olmuştur” sözüyle , partinin gücünü maddi imkanlardan veya devlet desteğinden değil, doğrudan milletin sevgisi ve desteğinden aldığını vurgular. Bu, bir “Dava” hareketi oldukları imajını güçlendiren, zorluklara rağmen zafere ulaşan bir “underdog” (mazlum) anlatısıdır. Dinleyici üzerinde partiye karşı bir sempati ve aidiyet duygusu yaratmayı hedefler.
Demokrat Parti’nin 1950 seçimlerinde kullandığı ve zaferinde çok büyük payı olan ana slogandır. Mimar Selçuk Milar tarafından tasarlanan ve “dur” diyen bir el figürüyle birleşen afiş, 27 yıllık CHP iktidarına karşı biriken toplumsal tepkiyi, bıkkınlığı ve değişim arzusunu mükemmel bir şekilde özetler. “Yeter!” kelimesi, tek parti yönetimine, baskılara ve ekonomik sıkıntılara yönelik bir isyan çığlığıdır. […]
Menderes’in siyasi söyleminde merkezi bir yer tutan, ancak içeriği zamanla değişen bir kavramdır. Muhalefet yıllarında “hürriyet”, CHP’nin “baskı rejimi“ne karşı siyasi, fikri ve iktisadi özgürlükleri kapsayan geniş bir anlama sahipti. Menderes, “Hürriyetin olduğu yerde sefalet olmaz” diyerek, özgürlüklerle ekonomik refah arasında doğrudan bir bağ kurmuştur. İktidara geldikten sonra ise “hürriyet” kavramı, daha çok “şahsi mülkiyet […]
Menderes’in, siyasi kariyerinin başlangıcını doğrudan Mustafa Kemal Atatürk’e bağlayan ve sıkça tekrarladığı bir anlatıdır. Bu ifadeye göre, Atatürk bir Aydın ziyareti sırasında genç Menderes’in yeteneklerini fark etmiş ve onun milletvekili adayı olmasını bizzat sağlamıştır. Bu anlatının retorik işlevi çok katmanlıdır: 1) Menderes’in siyasi meşruiyetini, rakibi olan CHP’nin kurucusuna dayandırarak güçlendirir. 2) Kendisini, İsmet İnönü gibi […]