Menderes’in, Demokrat Parti’nin kuruluş sürecindeki zorlukları ve imkansızlıkları anlatmak için kullandığı bir ifadedir. “Beş parasız ve bir sandalyesiz kurulmuş olan Demokrat Parti, dört senede iktidarı ele geçirecek kadar muazzam bir kudretin sahibi olmuştur” sözüyle , partinin gücünü maddi imkanlardan veya devlet desteğinden değil, doğrudan milletin sevgisi ve desteğinden aldığını vurgular. Bu, bir “Dava” hareketi oldukları imajını güçlendiren, zorluklara rağmen zafere ulaşan bir “underdog” (mazlum) anlatısıdır. Dinleyici üzerinde partiye karşı bir sempati ve aidiyet duygusu yaratmayı hedefler.
Menderes’in popülist söyleminin merkezinde yer alan soyut ancak güçlü bir kavramdır. Menderes’in dilinde “halk”, genellikle “millet” ile eş anlamlı kullanılır ve homojen, sağduyulu, muhafazakâr değerlere sahip, DP’yi samimiyetle destekleyen büyük bir kitleyi ifade eder. Bu “halk”, CHP’li bürokratların, “kara cübbeliler“in (aydınların) ve şehirli elitlerin karşısında konumlandırılır. Menderes, kendisini bu “halk“ın doğrudan temsilcisi ve hizmetkârı olarak […]
Menderes’in muhalefet yıllarında ve iktidarının ilk dönemlerinde sıkça savunduğu bir ilkedir. DP’nin kuruluşuna yol açan “Dörtlü Takrir“de de basın özgürlüğünü kısıtlayan kanunların değiştirilmesi talebi yer alıyordu. Menderes, hükümet programında matbuat hürriyetinin demokratik bir rejimin temeli olduğunu vurgulamıştır. Ancak zamanla, özellikle basından gelen eleştiriler sertleştikçe, DP hükümeti basın üzerindeki kontrolü artıran yasalar çıkarmış, gazeteleri kapatmış ve […]
7 Haziran 1945’te Celâl Bayar, Adnan Menderes, Fuad Köprülü ve Refik Koraltan tarafından CHP Meclis Grubu’na sunulan ve Türkiye’de çok partili hayata geçişin fitilini ateşleyen tarihi önergedir. Takrir, anayasanın tam olarak uygulanmasını, parti tüzüğündeki antidemokratik hükümlerin kaldırılmasını ve daha fazla demokrasi ve özgürlük talep ediyordu. Önergenin reddedilmesi ve imzacılarının (Bayar hariç) partiden ihraç edilmesi, Demokrat […]