Menderes’in, Demokrat Parti’nin kuruluş sürecindeki zorlukları ve imkansızlıkları anlatmak için kullandığı bir ifadedir. “Beş parasız ve bir sandalyesiz kurulmuş olan Demokrat Parti, dört senede iktidarı ele geçirecek kadar muazzam bir kudretin sahibi olmuştur” sözüyle , partinin gücünü maddi imkanlardan veya devlet desteğinden değil, doğrudan milletin sevgisi ve desteğinden aldığını vurgular. Bu, bir “Dava” hareketi oldukları imajını güçlendiren, zorluklara rağmen zafere ulaşan bir “underdog” (mazlum) anlatısıdır. Dinleyici üzerinde partiye karşı bir sempati ve aidiyet duygusu yaratmayı hedefler.
Demokrat Parti’nin 14 Mayıs 1950’de seçimleri kazanarak iktidara geldiği günü ve bu zaferin arkasındaki toplumsal heyecanı, umudu ve değişim arzusunu ifade eden bir kavramdır. Menderes ve DP’liler için bu ifade, sadece bir seçim zaferini değil, aynı zamanda “Tek Parti Devri“nin sona erdiği, “Milli İrade“nin tecelli ettiği ve yeni bir dönemin başladığı tarihsel bir anı simgeler. […]
Menderes’in siyasi söyleminde merkezi bir yer tutan, ancak içeriği zamanla değişen bir kavramdır. Muhalefet yıllarında “hürriyet”, CHP’nin “baskı rejimi“ne karşı siyasi, fikri ve iktisadi özgürlükleri kapsayan geniş bir anlama sahipti. Menderes, “Hürriyetin olduğu yerde sefalet olmaz” diyerek, özgürlüklerle ekonomik refah arasında doğrudan bir bağ kurmuştur. İktidara geldikten sonra ise “hürriyet” kavramı, daha çok “şahsi mülkiyet […]
Menderes’in muhalefet yıllarında ve iktidarının ilk dönemlerinde sıkça savunduğu bir ilkedir. DP’nin kuruluşuna yol açan “Dörtlü Takrir“de de basın özgürlüğünü kısıtlayan kanunların değiştirilmesi talebi yer alıyordu. Menderes, hükümet programında matbuat hürriyetinin demokratik bir rejimin temeli olduğunu vurgulamıştır. Ancak zamanla, özellikle basından gelen eleştiriler sertleştikçe, DP hükümeti basın üzerindeki kontrolü artıran yasalar çıkarmış, gazeteleri kapatmış ve […]