Menderes’in söyleminin en temel ve en sık kullanılan kavramıdır. “Halk” ile benzer şekilde, “millet” de Menderes tarafından homojen, yekpare ve ezici çoğunlukla DP’yi destekleyen bir bütün olarak tasvir edilir. Siyasi meşruiyetin tek ve mutlak kaynağıdır. “Yeter! Söz Milletindir!” sloganı bu anlayışın manifestosudur. Menderes, kendi şahsını ve partisini milletle özdeşleştirir; “Vatanı ve milleti Allah refah içinde bıraksın” gibi ifadelerle kendisini milletin kaderiyle bir görür. Bu söylemde, DP’ye karşı olmak, “millet“e karşı olmakla eşdeğer tutulur. Bu, muhalefeti “millet dışı” ilan eden ve demokratik çoğulculuğu reddeden popülist bir dilin temelini oluşturur.
Menderes söyleminin kilit taşı ve en stratejik kavramıdır. Başlangıçta, CHP’nin tek parti yönetimine karşı halkın egemenlik hakkını ve sandık sonucunun üstünlüğünü ifade eden demokratik bir ilke olarak kullanılır. Ancak DP iktidarı boyunca anlamı temelden bir dönüşüme uğrar. İktidarının ikinci yarısında “Milli İrade“, artık sadece seçim sonucunu değil, DP hükümetinin her türlü eylemini ve kararını meşrulaştıran, […]
Menderes’in, siyasi kariyerinin başlangıcını doğrudan Mustafa Kemal Atatürk’e bağlayan ve sıkça tekrarladığı bir anlatıdır. Bu ifadeye göre, Atatürk bir Aydın ziyareti sırasında genç Menderes’in yeteneklerini fark etmiş ve onun milletvekili adayı olmasını bizzat sağlamıştır. Bu anlatının retorik işlevi çok katmanlıdır: 1) Menderes’in siyasi meşruiyetini, rakibi olan CHP’nin kurucusuna dayandırarak güçlendirir. 2) Kendisini, İsmet İnönü gibi […]
Menderes’in popülist söyleminin merkezinde yer alan soyut ancak güçlü bir kavramdır. Menderes’in dilinde “halk”, genellikle “millet” ile eş anlamlı kullanılır ve homojen, sağduyulu, muhafazakâr değerlere sahip, DP’yi samimiyetle destekleyen büyük bir kitleyi ifade eder. Bu “halk”, CHP’li bürokratların, “kara cübbeliler“in (aydınların) ve şehirli elitlerin karşısında konumlandırılır. Menderes, kendisini bu “halk“ın doğrudan temsilcisi ve hizmetkârı olarak […]