Yılmaz’ın siyasi kimliğinde liberalizmle birlikte dengeleyici bir unsur olarak yer alan bir kavramdır. Ancak onun milliyetçilik anlayışı, rakiplerinin (özellikle MHP’nin) milliyetçiliğinden farklıdır. “Tatlı su milliyetçileri” veya “Bazlama – börek milliyetçileri” gibi ifadelerle, rakip milliyetçiliği sığ ve folklorik olmakla eleştirir. Kendi pozisyonunu ise daha rasyonel, pragmatik ve Batı ile entegrasyonu dışlamayan bir “vatanseverlik” olarak sunar. Onun için milliyetçilik, Türkiye’nin AB gibi uluslararası projelerdeki ulusal çıkarlarını korumak anlamına gelir, içe kapanmacı bir ideoloji değildir.
Siyasi ittifakları veya bir araya gelen grupları niteliksizlikleri ve yetersizlikleri üzerinden eleştirmek için kullandığı bir halk deyişidir. Bu ifade, niceliğin niteliğe üstün gelemeyeceğini, bir araya gelen unsurların tek tek bozuk veya değersiz olması durumunda, oluşturdukları bütünün de değersiz olacağını vurgular. Retorik işlevi, rakip koalisyonları veya siyasi oluşumları, içlerindeki sorunlu figürler veya fikirler üzerinden toptan itibarsızlaştırmaktır. […]
“Tatlı su milliyetçileri” ifadesinin bir varyasyonu olarak, özellikle MHP’ye yönelik eleştirilerinde kullandığı alaycı ve küçümseyici bir nitelemedir. Bu ifadeyle Yılmaz, rakiplerinin milliyetçiliğini sığ, folklorik ve sadece rahat zamanlarda sergilenen, gerçek bir fedakarlık veya derin bir ideoloji içermeyen bir duruş olarak tasvir eder. “Bazlama” ve “börek” gibi gündelik ve geleneksel yiyecek metaforları, bu milliyetçilik anlayışının ciddiyetten […]
Mesut Yılmaz’ın siyasi kariyerindeki en meşhur dil sürçmelerinden biridir. Bir miting sırasında konuşmasını sonlandırırken, “Sizi Allah’a emanet ediyorum” demesi gerekirken, heyecanla veya dalgınlıkla bu ifadeyi kullanmıştır. Bu gaf, anında siyasi rakipleri ve medya tarafından alay konusu yapılmış ve Yılmaz’ın halktan kopuk, elitist ve hatta dini değerlere yabancı olduğu yönündeki imajını pekiştirmek için kullanılmıştır. Anlamsal olarak […]