Siyasetteki yolsuzluğu, kayırmacılığı ve çıkar çatışmalarını önlemek amacıyla çıkarılacağını vaat ettiği bir yasal düzenlemedir. Bu kanun, siyasetçilerin mal varlıklarından, kamu ihaleleriyle ilişkilerine kadar geniş bir alanda şeffaflık ve denetim getirmeyi amaçlar. Bu vaat, “temiz siyaset” ve “hesap verebilirlik” ilkelerini kurumsallaştırma hedefini yansıtır.
Başlangıçta Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kendisini küçümsemek, halktan kopuk ve elitist bir figür olarak yaftalamak amacıyla kullanılan bir hitap biçimidir. Kılıçdaroğlu, bu pejoratif ifadeyi stratejik bir retorik hamleyle sahiplenmiş ve yeniden çerçevelemiştir. Konuşmalarında “Bay Kemal olmak için…” diye başlayan cümlelerle bu ifadeyi dürüstlük, adalet, kul hakkı yememe ve liyakat gibi olumlu değerlerle donatmıştır. Bu hamle, rakibin […]
Şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışının temel ilkesidir. Kılıçdaroğlu, bu ifadeyle, toplanan vergilerin ve kamu harcamalarının nereye gittiğinin millete açıkça rapor edileceğini vaat eder. “Her namuslu siyasetçinin onurlu görevi” olarak tanımladığı bu ilke , yolsuzluk ve israfın panzehiridir. Kendi iktidarlarında muhalefete hesap vermeyi yasal bir zorunluluk haline getirme vaadi, bu ilkeye olan bağlılığının en […]
2017’deki Adalet Yürüyüşü sırasında ortaya çıkan ve Kılıçdaroğlu’nun siyasi söylemiyle özdeşleşen en temel slogandır. Bu üç kavram, onun siyasi mücadelesinin temelini oluşturur: bireysel ve toplumsal “hak“ların korunması, bu hakların “hukuk” devleti ilkeleriyle güvence altına alınması ve nihayetinde herkes için tarafsız işleyen bir “adalet” sisteminin tesisi. Mitinglerde ve konuşmalarda ritmik bir şekilde tekrarlanarak, kitleleri ortak bir […]