ktidarı eleştirmeyen, aksine onun politikalarını sorgusuzca destekleyen ve muhalefeti hedef alan medya kuruluşlarını tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Kılıçdaroğlu, bu yapıları, halkın doğru haber alma hakkını engelleyen ve bir “korku iklimi” yaratan aparatlar olarak görür.
Hz. Ali’ye atfedilen ve devlet yönetiminin temel ilkesinin adalet olması gerektiğini vurgulayan tarihi bir sözdür. Kılıçdaroğlu, bu ifadeyi laiklik ilkesini ve devletin tüm inançlara eşit mesafede durması gerektiğini savunurken kullanır. Ona göre devletin dayatacağı bir din olmamalı, tek inancı ve temel prensibi adalet olmalıdır. Bu söylem, adaleti en üstün değer olarak konumlandırarak, liyakat ve hukukun […]
Kamu atamalarında liyakat yerine siyasi veya kişisel kayırmacılığın esas alınması durumudur. Kılıçdaroğlu, özellikle gençlere ve öğretmenlere seslenirken, KPSS’den yüksek puan almalarına rağmen mülakatlarda elenenlerin hakkını savunur ve “torpili” kaldıracağını vaat eder. Bu, “liyakat” ilkesinin ihlal edildiği en somut ve halk tarafından en çok tepki gösterilen alanlardan biridir.
“İsraf” ile yakın anlamlı olan, ancak daha çok gösteriş, lüks ve gereksiz ihtişamı ifade eden bir kelimedir. Kamu harcamalarındaki abartıyı ve gösteriş merakını eleştirmek için kullanılır. “Şatafata ve israfa son vereceğiz” vaadi , halkın yoksullukla boğuştuğu bir dönemde yöneticilerin lüks içinde yaşamasını ahlaki bir sorun olarak ortaya koyar.