ktidarı eleştirmeyen, aksine onun politikalarını sorgusuzca destekleyen ve muhalefeti hedef alan medya kuruluşlarını tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Kılıçdaroğlu, bu yapıları, halkın doğru haber alma hakkını engelleyen ve bir “korku iklimi” yaratan aparatlar olarak görür.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu değerlerini, tevazuyu ve devlette devamlılığı simgeleyen tarihi Cumhurbaşkanlığı makamıdır. Kılıçdaroğlu, “Saray” olarak nitelediği mevcut Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin israf ve şatafatını eleştirirken, iktidara geldiklerinde Cumhurbaşkanlığı makamını yeniden Çankaya Köşkü’ne taşıyacaklarını vaat eder. Bu, sadece fiziksel bir mekan değişikliği değil, aynı zamanda “tek adam rejimi“nden “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem”e ve onun temsil ettiği daha mütevazı, demokratik […]
2017 yılında CHP Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasının ardından Kılıçdaroğlu’nun Ankara’dan İstanbul’a başlattığı 25 gün süren sivil itaatsizlik eylemidir. Bu yürüyüş, Kılıçdaroğlu’nun liderlik profilini “sakin bürokrat“tan “sokakta hak arayan aktivist“e dönüştüren bir dönüm noktasıdır. Siyasi söyleminde “adalet” kavramının merkezileşmesini sağlamış ve “Hak, Hukuk, Adalet” sloganının doğmasına neden olmuştur. Konuşmalarında sık sık bu yürüyüşe referans vererek, adalet […]
Kılıçdaroğlu’nun, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a doğrudan ismini kullanmadan atıfta bulunmak için kullandığı, ironi ve mesafe içeren bir hitap biçimidir. Görünüşte saygılı olan bu ifade, bağlama göre eleştirel bir tona bürünür. Özellikle Erdoğan’ın verdiği ancak tutmadığı sözleri hatırlatırken (“Sanki Beyefendi yeni iktidara geliyor, o da söz vermiş…“) kullanması, bu ironik işlevi belirginleştirir. Bu kullanım, doğrudan bir saldırıdan kaçınırken […]