“İsraf” ile yakın anlamlı olan, ancak daha çok gösteriş, lüks ve gereksiz ihtişamı ifade eden bir kelimedir. Kamu harcamalarındaki abartıyı ve gösteriş merakını eleştirmek için kullanılır. “Şatafata ve israfa son vereceğiz” vaadi , halkın yoksullukla boğuştuğu bir dönemde yöneticilerin lüks içinde yaşamasını ahlaki bir sorun olarak ortaya koyar.
Yargı sistemi içinde, hukuka göre değil, siyasi veya kişisel çıkarlara göre hareket eden, rüşvet ve usulsüzlükle karar alan hakim ve savcı gruplarını tanımlamak için kullanılan çok sert bir suçlamadır. Kılıçdaroğlu, bu ifadeyi kullanarak yargı bağımsızlığının tamamen ortadan kalktığını ve adaletin bir “çete” yapılanmasının eline geçtiğini iddia eder. Bu söylem, “devletin dini adalettir” ilkesinin nasıl yok […]
Şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışının temel ilkesidir. Kılıçdaroğlu, bu ifadeyle, toplanan vergilerin ve kamu harcamalarının nereye gittiğinin millete açıkça rapor edileceğini vaat eder. “Her namuslu siyasetçinin onurlu görevi” olarak tanımladığı bu ilke , yolsuzluk ve israfın panzehiridir. Kendi iktidarlarında muhalefete hesap vermeyi yasal bir zorunluluk haline getirme vaadi, bu ilkeye olan bağlılığının en […]
2017’deki Adalet Yürüyüşü sırasında ortaya çıkan ve Kılıçdaroğlu’nun siyasi söylemiyle özdeşleşen en temel slogandır. Bu üç kavram, onun siyasi mücadelesinin temelini oluşturur: bireysel ve toplumsal “hak“ların korunması, bu hakların “hukuk” devleti ilkeleriyle güvence altına alınması ve nihayetinde herkes için tarafsız işleyen bir “adalet” sisteminin tesisi. Mitinglerde ve konuşmalarda ritmik bir şekilde tekrarlanarak, kitleleri ortak bir […]