Medya ve siyasi rakiplerinden gelen yoğun eleştiri ve suçlamalar karşısında sergilediği dirençli ve meydan okuyan duruşu özetleyen bir ifadedir. “Başım göğe değecek kadar dik” gibi varyasyonlarla da kullanılmıştır. Bu söylem, Çiller’in kendisini haksız saldırılara uğrayan ancak ahlaki olarak temiz ve güçlü kalan bir lider olarak konumlandırma stratejisinin bir parçasıdır. Dinleyici üzerinde, ne kadar saldırıya uğrarsa uğrasın pes etmeyen, davasına inanan bir lider imajı yaratmayı hedefler.
Çiller’in, genel başkanlıktan ayrıldığı kongrede Doğru Yol Partisi (DYP) camiasını tanımlamak için kullandığı duygusal bir ifadedir. “Hayatımın en büyük gururu… bu asil ve soylu ailenin… genel başkanı olmak olmuştur” sözü, parti üyeliğini ve siyasi davayı, kan bağına benzer kutsal ve onurlu bir aidiyete dönüştürür. Bu ifade, siyasi bir organizasyonu, duygusal bağları güçlü, ortak bir geçmişe […]
Başbakanların devletin gizli hizmet ve giderleri için kullandığı, denetime tabi olmayan bütçe kalemidir. Tansu Çiller’in siyasi kariyeri, örtülü ödenekle ilgili iki büyük skandalla anılır: Selçuk Parsadan dolandırıcılığı ve başbakanlığı devretmeden önce ödenekten 500 milyar TL çektiği iddiası. Çiller’in söyleminde bu terim, genellikle reddettiği, komplo olarak nitelediği ve aklanmakla övündüğü bir suçlama konusudur. Bu konu, onun […]
Özellikle 28 Şubat sürecinde, askerin siyasete müdahalesi ve kendisi üzerindeki baskılar karşısında korkmadığını, her türlü sonuca (idam dahil) hazır olduğunu ifade etmek için kullandığı çarpıcı bir ifadedir. “İp” metaforu, idamı simgeler ve bu söz, siyasi mücadelenin ne kadar sertleştiğini ve risklerin ne kadar yükseldiğini gösterir. Çiller, bu ifadeyle kendisini davası uğruna ölümü göze almış cesur […]