Kılıçdaroğlu’nun iktidar döneminde kamu ihalelerinin büyük bir kısmını aldığı iddia edilen ve iktidara yakın olduğu öne sürülen beş büyük inşaat ve altyapı şirketini tanımlamak için popülerleştirdiği bir metafordur. Bu ifade, basit bir eleştirinin ötesinde, sistemik bir yolsuzluk düzenini, kayırmacılığı ve kamu kaynaklarının belirli bir sermaye grubuna aktarılmasını simgeler. “Çete” kelimesinin kullanımı, bu durumu organize bir suç faaliyeti olarak çerçeveler ve konuyu yasal/ekonomik bir tartışmadan ahlaki bir zemine taşır. Kılıçdaroğlu, bu gruplardan “418 milyar doları” geri alacağını vaat ederek , bu söylemi somut bir hesap sorma vaadine bağlamıştır.
Kamu kaynaklarını yağmalayan, yolsuzlukla zenginleşen bir azınlığın kurduğu düzeni ve iktidarı tanımlamak için kullanılan güçlü bir metafordur. “Harami” kelimesi, bu kişileri basitçe yolsuzluk yapanlar olarak değil, halkın malını zorla ve hileyle alan “eşkıyalar” olarak resmeder. “Saltanat” kelimesi ise bu düzenin kurumsallaştığını ve babadan oğula geçen bir sistem gibi yerleştiğini ima eder. “Haramilerin saltanatını yıkacağız” sloganı, […]
Kılıçdaroğlu’nun, “Beşli Çete” olarak adlandırdığı gruplara ve yandaşlara kamu ihaleleri ve usulsüz özelleştirmeler yoluyla aktarıldığını iddia ettiği devasa meblağı ifade eden sembolik bir rakamdır. Bu rakam, yolsuzluk ve kamu zararı iddialarını somutlaştırmak ve halkın zihninde canlandırmak için kullanılır. Özellikle deprem sonrası düzenlenen yardım kampanyasında bu şirketlerin yaptığı bağışları, “418 milyar dolarlık borcunuzdan düşeceğim” diyerek tiye […]
Genellikle “uyuşturucu baronları” şeklinde kullanılan bu ifade, Türkiye’de faaliyet gösteren büyük ölçekli organize suç örgütlerinin liderlerini tanımlar. Kılıçdaroğlu, bu ifadeyi kullanarak mevcut hükümetin ülkeyi “gri listeye” soktuğunu, kara para aklamaya ve uyuşturucu ticaretine göz yumduğunu iddia eder. “Yargıdaki çeteler” söylemiyle birleştiğinde, devletin bazı unsurlarıyla organize suç arasında bir ilişki olduğu imasını güçlendirir. Bu terim, ülkedeki […]