“Büyük Oyun” ile ilişkili olarak, tekil olayların (bir protesto, bir ekonomik dalgalanma, bir terör saldırısı) aslında Türkiye’ye karşı daha geniş, organize ve kötü niyetli bir komplonun parçası olduğunu iddia eden bir çerçevedir. Bu retorikte lider, sıradan vatandaşların ve muhalefetin göremediği gizli bağlantıları ve derin planları anlama yetisine sahip, “büyük resmi” görebilen tek kişi olarak konumlanır. Bu, liderin karizmatik otoritesini pekiştirirken, hükümete yönelik eleştiriler “büyük resmi görememekle” veya bu resmin bir parçası olmakla itham edilerek geçersiz kılınır.
Türkiye’nin çıkarlarına düşman olan “dış güçlerin” veya “üst aklın” hedeflerine ulaşmak için kullandığı yerli kişi, kurum veya örgütleri tanımlamak için kullanılan bir metafordur. Bu terim, hedef alınan grubun (örneğin bir terör örgütü, bir siyasi parti veya bir sivil toplum kuruluşu) kendi iradesiyle hareket etmediğini, sadece arkasındaki asıl gücün bir aracı, bir piyonu olduğunu ima eder. […]
Fikirleri ve söylemleriyle terör örgütlerine destek verdiği iddia edilen ancak fiili olarak şiddet eylemlerine katılmayan aydınları, akademisyenleri veya siyasetçileri tanımlamak için kullanılan bir ifadedir. Bu terim, “terör” kavramının alanını genişleterek, sadece silahlı eylemleri değil, aynı zamanda hükümetin terörle mücadelesini eleştiren veya farklı bir bakış açısı sunan düşünsel faaliyetleri de “terörizm” olarak kodlar. Bu, muhalif aydınları […]
Toplumsal olayları, protestoları veya gerilimleri, halkın organik tepkileri olarak değil, belirli iç veya dış “şer odakları” tarafından kasıtlı olarak çıkarılan kışkırtmalar olarak tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Bir eylemi “provokasyon” olarak nitelemek, o eylemin meşruiyetini ortadan kaldırır ve katılımcılarını, farkında olarak veya olmayarak, kötü niyetli bir planın parçası haline getirir. Bu, hükümetin bu tür olaylara […]