Türkiye’nin çıkarlarına düşman olan “dış güçlerin” veya “üst aklın” hedeflerine ulaşmak için kullandığı yerli kişi, kurum veya örgütleri tanımlamak için kullanılan bir metafordur. Bu terim, hedef alınan grubun (örneğin bir terör örgütü, bir siyasi parti veya bir sivil toplum kuruluşu) kendi iradesiyle hareket etmediğini, sadece arkasındaki asıl gücün bir aracı, bir piyonu olduğunu ima eder. “Maşa” olarak etiketlenen grup, böylece kendi siyasi failliğinden ve meşruiyetinden soyutlanır ve bir “ihanet” odağı olarak konumlandırılır. Bu, siyasi ve askeri mücadeleyi meşrulaştıran güçlü bir itibarsızlaştırma aracıdır.
“Anlamlı,” “düşündürücü” anlamına gelen bu sıfat, Erdoğan’ın söyleminde, siyasi bir olayın, bir açıklamanın veya bir zamanlamanın tesadüfi olmadığını, arkasında gizli bir niyet, bir mesaj veya bir komplo barındırdığını ima etmek için kullanılır. Bir gelişmeyi “manidar” olarak nitelemek, dinleyiciyi yüzeydeki anlamın ötesine bakmaya ve olayı daha büyük bir “komplo anlatısı” (“Büyük Oyun,” “Üst Akıl“) içinde okumaya […]
Türkiye ekonomisini istikrarsızlaştırarak yüksek faiz oranlarından haksız kazanç elde etmeyi amaçladığı varsayılan, kimliği belirsiz yerli ve yabancı finansal çıkar gruplarını tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Bu ifade, özellikle ekonomik krizler, döviz kurundaki dalgalanmalar veya Gezi Parkı gibi toplumsal olaylar sırasında, yaşananların arkasındaki “gerçek fail” olarak sunulmuştur. “Faiz lobisi” söylemi, karmaşık ekonomik sorunları (enflasyon, cari açık […]
“Büyük Oyun” ile ilişkili olarak, tekil olayların (bir protesto, bir ekonomik dalgalanma, bir terör saldırısı) aslında Türkiye’ye karşı daha geniş, organize ve kötü niyetli bir komplonun parçası olduğunu iddia eden bir çerçevedir. Bu retorikte lider, sıradan vatandaşların ve muhalefetin göremediği gizli bağlantıları ve derin planları anlama yetisine sahip, “büyük resmi” görebilen tek kişi olarak konumlanır. […]