Bir konuda en ileri düzeyde, en yetkin veya en aşırı noktada olmayı ifade eden bir deyimdir. Erdoğan bu ifadeyi, genellikle siyasi rakiplerinin veya muhaliflerinin kendisini eleştirdiği bir konuda, aslında o konunun “en önde gideninin,” “en âlâsının” kendisi olduğunu iddia etmek için kullanır. Örneğin, çevrecilik eleştirilerine karşı “çevreciliğin daniskasını biz yaptık” gibi bir kullanım, eleştiriyi boşa çıkarmayı ve konunun sahipliğini üstlenmeyi amaçlar. Bu, retorik bir karşı saldırı ve gündemi sahiplenme tekniğidir.
Mitinglerde ve halka açık konuşmalarda dinleyici kitlesine yönelik kullanılan yaygın bir hitap biçimidir. Bu ifade, lider ile halk arasında resmi ve mesafeli bir ilişki yerine, samimi, sıcak ve bir aile bağına benzer bir yakınlık olduğu mesajını verir. “Kardeşlerim” hitabı, dinleyicileri siyasi bir topluluktan öte, ortak bir inanç, kader ve “dava” etrafında birleşmiş bir kardeşler topluluğu […]
Siyasi rakiplere, muhaliflere veya eleştiri yönelten kişilere karşı kullanılan, onların statüsünü, yetkisini ve kendisini eleştirme hakkını sorgulayan, küçümseyici ve azarlayıcı bir retorik sorudur. Bu ifade, muhatabı siyasi bir aktör olarak ciddiye almadığını, onu denk bir rakip olarak görmediğini ve yönelttiği eleştirinin değersiz olduğunu ima eder. Bu, liderin otoritesini ve hiyerarşik üstünlüğünü pekiştiren, cepheleşmeci ve kişisel […]
Bir işin geri dönülemez bir şekilde sonuçlandığını, muhaliflerin itirazlarının ve çabalarının artık beyhude olduğunu ifade etmek için kullanılan bir deyimdir. Erdoğan, bu ifadeyi özellikle 2017 Anayasa Referandumu gibi başa baş geçen ve sonucu tartışmalı olan siyasi süreçlerin ardından, zaferi tescil etmek ve meşruiyet tartışmalarını sonlandırmak amacıyla kullanmıştır. Bu kullanım, siyasi süreci bir uzlaşı ve diyalog […]