Bayar’ın siyasi lügatinin, özellikle 1946 sonrası döneminin en merkezi kavramıdır. Ancak bu kavramı, liberal demokrasilerdeki gibi denge-denetleme mekanizmalarını içeren çoğulcu bir yapıdan ziyade, halkın iradesinin sandık yoluyla doğrudan iktidara yansıdığı çoğunlukçu bir sistem olarak tanımlar. DP’nin kuruluş amacı “memlekette demokrasinin tam manasıyla tahakkuk etmesi” olarak açıklanmıştır. Muhalefetteyken CHP’ye karşı bir özgürlük ve meşruiyet talebi olan demokrasi, iktidara gelindiğinde çoğunluğun yönetim hakkını kutsayan bir ilkeye dönüşmüştür.
Bayar’ın “Milli İrade” doktrininde, halkın egemenliğini kullandığı kutsal bir mekanizma ve nihai meşruiyet kaynağıdır. “Sandık“, demokrasinin kalbi olarak görülür. DP söyleminde, iktidara gelmenin ve iktidarda kalmanın tek meşru yolu sandıktır. Her türlü sandık dışı müdahale veya vesayet reddedilir. “Vatandaş sandık başına huzur içinde gidebilir” gibi ifadeler, seçim sürecinin güvenliğinin önemini vurgular.
DP’nin 1946-1950 yılları arasında CHP iktidarını eleştirmek için kullandığı temel sıfatlardan biridir. Seçim kanunu, basın yasası, dernek kurma özgürlüğünü kısıtlayan yasalar gibi uygulamalar “antidemokratik” olarak nitelendirilmiştir. Bu terim, CHP yönetiminin anayasanın ruhuna ve evrensel demokrasi ilkelerine aykırı hareket ettiğini iddia ederek, iktidarın meşruiyetini sarsmayı hedefler. Retorik işlevi, DP’yi demokrasinin savunucusu, CHP’yi ise demokrasinin önündeki engel […]
Cumhuriyet Halk Partisi’nin tek parti döneminde, 1941 yılında yürürlüğe giren ve ezanın Arapça aslı yerine Türkçe okunmasını zorunlu kılan uygulamayı ifade eden terim. Bayar ve Demokrat Parti için bu yasak, “tek parti zihniyeti“nin halkın dini inançlarına yönelik antidemokratik müdahalelerinin en somut sembollerinden biri olmuştur. Demokrat Parti, bu yasağı kaldırma vaadini seçim kampanyalarının merkezine yerleştirerek, halkın […]