Bir şeyin yaratılışındaki öz, karakter ve değişmez doğa anlamına gelen bir kavramdır. Bahçeli bu terimi iki temel bağlamda kullanır. Birincisi, Türk milletinin “asil kanından” gelen ve değişmez olan kahramanlık ve mücadele ruhunu ifade etmek içindir: “hiç kimse fıtrat değişir zannetmesin, bu kan yine o kandır”. İkincisi ise, siyasi rakiplerinin, özellikle de iktidarın, maden kazaları gibi trajedileri “kader” veya “fıtrat” diyerek sorumluluktan kaçmasını eleştirmek içindir. “Haram yerken ‘fıtrat’ demediler” diyerek, bu kavramın ikiyüzlü bir şekilde kullanıldığını ve ihmalleri örtbas etmek için bir bahane olarak sunulduğunu iddia eder.
MHP’nin Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) ile kurduğu siyasi ittifakı tanımlayan resmi isimdir. Bahçeli’nin söyleminde bu ittifak, basit bir seçim işbirliğinin çok ötesinde, Türkiye’nin “beka mücadelesini” yürüten, milli ve ahlaki bir birliktelik olarak sunulur. Rakip ittifak olan “Zillet İttifakı“nın yıkıcı, ahlaksız ve gayrimilli karakterine karşı, Cumhur İttifakı “varını yoğunu Türk milletine adamış“, “tek yürek, tek […]
Bahçeli’nin kendi siyasi duruşunu tanımlarken ve rakiplerini eleştirirken sıkça kullandığı bir ahlaki ölçüttür. Kendi hareketini “samimi” olarak nitelerken, rakiplerinin “samimiyetlerinin sahte” olduğunu iddia eder. Samimiyet, söz ile özün bir olması, ilkeli ve dürüst davranmak anlamına gelir. Bu kavramı kullanarak, siyasi mücadeleyi bir doğru-yanlış ekseninden çıkarıp, bir samimi-sahte eksenine taşır. Bu, dinleyicinin rasyonel argümanlardan çok, liderin […]
Siyasi rakipleri, özellikle de sık sık ittifak veya pozisyon değiştirenleri tanımlamak için kullanılan ahlaki bir suçlamadır. “İlkesizlerin bağımsız bir iradesi olamaz” diyerek, bu aktörlerin kendi inançları veya değerleri doğrultusunda değil, anlık çıkarlar veya dış telkinler doğrultusunda hareket ettiğini iddia eder. Bu ifade, MHP’nin “ilkeli” ve “çizgisi net” duruşuyla bir tezat oluşturarak, partinin ahlaki üstünlüğünü vurgulamayı […]