Erbakan’ın dünya görüşünün merkezinde yer alan, “Batıl“ın karşıtı olan pozitif kutuptur. Kur’ani bir referansa sahip olan “Hak,” ilahi doğruyu, adaleti, sömürüsüz bir düzeni ve İslam medeniyetinin temsil ettiği değerler bütününü ifade eder. Erbakan’a göre tarih, “Hakkı üstün tutan” zihniyet ile “Kuvveti üstün tutan” zihniyet arasındaki mücadelenin sahnesidir. Milli Görüş, bu mücadelenin modern dünyadaki “Hak” temsilcisidir. “Adil Düzen” ise “Hak” anlayışının toplumsal ve ekonomik yapıya dönüştürülmüş halidir. Siyasi işlevi, Milli Görüş hareketinin mücadelesini basit bir iktidar mücadelesi olmaktan çıkarıp, ona evrensel, ahlaki ve ilahi bir meşruiyet kazandırmaktır.
Erbakan’ın söyleminde “Hak-Batıl mücadelesi“nin ana “Batıl” aktörüdür ve dünyadaki tüm kötülüklerin, sömürünün ve adaletsizliğin kaynağı olarak görülür. Erbakan’a göre Siyonizm, sadece bir İsrail devleti kurma ideolojisi değil, Yahudilerin kendilerini üstün ırk olarak gördüğü ve diğer insanları köleleştirmeyi amaçladığı küresel bir hakimiyet projesidir. Bu proje, “faizci kapitalist sistem” ve “demokratur” gibi araçlarla dünyayı yönetir ve nihai […]
Erbakan’ın dünya görüşünün temelini oluşturan “Hak-Batıl mücadelesi” diyalektiğinin olumsuz kutbudur. Kur’ani bir terim olan “batıl,” hakkın ve doğrunun zıddı olan her türlü yanlışlığı, zulmü ve sömürüyü ifade eder. Erbakan’ın söyleminde Batıl, somut siyasi ve ideolojik karşılıklar bulur: Siyonizm, emperyalizm, faizci kapitalizm, komünizm ve materyalizm bu düzenin temel unsurlarıdır. “Kuvveti üstün tutan” zihniyeti temsil eder ve […]
Erbakan’ın, dünyayı yöneten mevcut ekonomik ve siyasi düzeni tanımlamak için kullandığı birleşik bir kavramdır. Bu sistemin temelinde faiz yoluyla sömürü yattığını ve bu sömürünün “Siyonizm” ve “ırkçı emperyalizm” tarafından kendi küresel hakimiyetlerini sürdürmek için kullanıldığını savunur. Bu sistem, zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapar; az gelişmiş ülkeleri borç batağına sürükleyerek sömürür ve ahlaki çürümeye […]