“Firavunların iktidarı” veya “Saray rejimi” gibi elitist ve halktan kopuk olarak nitelediği yönetim anlayışının zıddı olarak konumlandırılan ideal yönetim biçimidir. Bu ifade, kurulacak yeni yönetimin gücünü halktan alacağını, halka hesap vereceğini ve önceliğinin halkın refahı olacağını vaat eder. Demokratik, katılımcı ve sosyal adaleti önceleyen bir yönetim anlayışını simgeler.
Mustafa Kemal Atatürk’ün “Köylü milletin efendisidir” sözüne doğrudan bir göndermedir. Kılıçdaroğlu bu ifadeyi, tarım politikalarını ve çiftçilere yönelik vaatlerini (borç faizlerinin silinmesi, kırmızı mazot, alım garantisi vb.) özetlemek için kullanır. Bu söylem, çiftçinin ihmal edildiği ve yoksullaştırıldığı iddiasına karşı, tarımsal üretimi ve üreticiyi yeniden ekonominin merkezine koyma hedefini taşır. Atatürk’e yapılan bu referans, aynı zamanda […]
Tarım politikalarının merkezine koyduğu bilimsel ve planlı bir üretim modelidir. Bu modele göre, Türkiye’nin her tarım havzasında, o bölgenin iklim ve toprak özelliklerine en uygun ürünlerin ekilmesi devlet tarafından planlanacak ve desteklenecektir. Çiftçinin ne ekeceğini, ne kadar üreteceğini ve kaça satacağını önceden bilmesi hedeflenir. Bu vaat, Kılıçdaroğlu’nun teknokrat ve planlamacı yönünü yansıtan, tarımda verimliliği artırmayı […]
Kılıçdaroğlu’nun sosyal politika alanındaki en önemli ve somut vaadidir. Bu proje, yoksulluk sınırının altında geliri olan her aileye devlet tarafından asgari gelir güvencesi sağlanmasını, sosyal yardımların lütuf olmaktan çıkarılıp bir hak haline getirilmesini hedefler. Temel amacı, “hiçbir çocuğun yatağa aç girmemesi” ilkesini hayata geçirmektir. Bu vaat, CHP’nin sosyal devlet anlayışını ve yoksullukla mücadeledeki önceliğini somutlaştıran, […]