Özal’ın başbakanlığı döneminde TRT’de yaptığı aylık bilgilendirme programının adıdır. Ancak bu isim, programın kendisinden daha büyük bir anlama kavuşarak, Özal’ın siyaset yapma tarzının sembolü haline gelmiştir. “İcraatın İçinden” konuşmak, laf yerine iş üretmek, soyut ideolojiler yerine somut projeleri siyasetin merkezine koymak anlamına gelir. Bu ifade, Özal’ın teknokrat kimliğini pekiştirir ve onu “yapan, sonuç alan lider” olarak markalaştırır. Retorik işlevi, siyasi gündemi kendi başarıları etrafında şekillendirmek ve muhalefeti “sadece konuşan, iş yapmayan” konumuna itmektir.
Özal’ın siyasi lügatinin temel taşıdır. Siyaseti, ideolojik tartışmalar ve soyut vaatler arenasından çıkarıp, somut, gözle görülür sonuçlar (yollar, köprüler, barajlar, telefon hatları) alanına taşır. “Laf değil, icraat” sloganı, onun teknokrat ve sonuç odaklı kimliğinin özetidir. Bu kelime, onun döneminde siyasi başarının ana ölçütü haline gelmiştir.
Özal’ın siyasi vizyonunun nihai hedefini tanımlayan bir kavramdır. Bu hedef, sadece ekonomik olarak kalkınmış değil, aynı zamanda bölgesinde lider, dünyada söz sahibi bir Türkiye idealini içerir. “Çağ atlamak” bu hedefe ulaşma sürecini, “Büyük Türkiye” ise varılacak nihai noktayı ifade eder. Bu söylem, milliyetçi kesimleri de kendi projesine dahil etme işlevi görür.
Siyasi bir ideologdan çok, teknik bilgi ve uzmanlığa sahip bir yöneticiyi tanımlayan bir sıfattır. Özal, siyasi kariyerinin başından itibaren kendisini bir “teknokrat” olarak sunmuştur. Bu kimlik, onun 12 Eylül sonrası de-politize ortama uyum sağlamasını ve politikalarını ideolojik değil, rasyonel ve bilimsel çözümler olarak pazarlamasını sağlamıştır. “İcraatın İçinden” programı, bu teknokrat kimliğin halka sunulduğu ana platformdur.