Menderes’in, en büyük siyasi rakibi İsmet İnönü’nün muhalefet tarzını ve iktidara dönme arzusunu aşağılamak için kullandığı metaforik bir suçlamadır. “İsmet Paşa hastadır. (…) Onun hastalığının adı iktidar hastalığıdır” sözüyle İnönü’nün eleştirilerini, ülkenin sorunlarına yönelik meşru bir endişe olarak değil, uzun yıllar elinde tuttuğu gücü kaybetmenin yarattığı patolojik bir hırs olarak sunar. Bu retorik, rakibi siyasi bir aktör olmaktan çıkarıp, psikolojik bir vaka olarak tasvir ederek onu itibarsızlaştırmayı ve argümanlarını çürütmeyi hedefler. Bu, siyasi rakipleri kişiselleştirerek ve patolojize ederek saldırma taktiğinin bir örneğidir.
DP iktidarının son döneminde (1958-1960), artan siyasi ve ekonomik sıkıntılara karşı Menderes tarafından başlatılan bir siyasi mobilizasyon hareketidir. Söylem düzeyinde, “politika ve ihtirastan vareste vatandaşları” muhalefetin oluşturduğu “kin ve husumet cephesine” karşı birleştirmeyi amaçlayan bir birlik çağrısıdır. Ancak pratikte, toplumu keskin bir şekilde DP yandaşları ve “düşmanlar” olarak ikiye bölen, devlet imkanlarının (özellikle radyonun) partizan […]
27 Mayıs 1960 darbesinden sonra, Adnan Menderes ve diğer DP yöneticilerinin yargılandığı Marmara Denizi’ndeki adanın adıdır. Menderes’in siyasi lügatine ölümünden sonra dahil olan bu terim, onun ve döneminin trajik sonunu simgeler. Yassıada’daki duruşmalar sırasında Menderes’in yaptığı savunmalar ve tutukluluk koşullarıyla ilgili beyanları (“Kumandan beyefendinin büyük lütufları olmasa…” ), onun siyasi kariyerinin son sözleri olarak tarihe […]
Nisan 1960’ta, 27 Mayıs Darbesi’nden kısa bir süre önce, DP meclis grubu tarafından kurulan ve olağanüstü yetkilerle donatılmış bir meclis araştırma komisyonudur. Resmi amacı, CHP’nin ve basının “yıkıcı faaliyetlerini” soruşturmaktı. Ancak komisyona verilen; savcı, yargıç gibi hareket etme, yayın yasağı koyma, tutuklama kararı verme gibi yetkiler, onu anayasal güçler ayrılığı ilkesini ihlal eden bir baskı […]