Özellikle 2019 yerel seçimleri ve 2023 genel seçimleri sürecinde, CHP ve İYİ Parti öncülüğünde kurulan “Millet İttifakı“nı tanımlamak için kullanılan aşağılayıcı ve olumsuzlayıcı ifadelerdir. “Millet” kelimesinin zıt anlamlısı olarak seçilen “illet” (hastalık, bela) ve “zillet” (alçaklık, aşağılanma), karşı ittifakı ülkenin hayrına olmayan, hastalıklı ve onursuz bir yapı olarak kodlar. Bu, siyasi rekabeti ahlaki bir zemine çeker ve karşı ittifakı gayrimeşru ilan ederek seçmen nezdinde itibarsızlaştırmayı amaçlayan cepheleşmeci bir retoriktir.
Eleştirilen veya hasım olarak görülen bir kişinin ismini anmaktan kaçınarak onu işaret etmek için kullanılan, küçümseyici ve mesafeli bir ifadedir. Bu kullanım, muhatabı gayrişahsi hale getirir ve onu meşru bir siyasi aktör olarak görmediğini ima eder. Fethullah Gülen (“Pensilvanya’daki zat” gibi) veya Kemal Kılıçdaroğlu gibi siyasi rakipler için kullanılabilir. Bu, karşı tarafı itibarsızlaştıran ve onunla […]
Haziran 2022’de, Gezi Parkı eylemcilerine yönelik kullandığı, kamuoyunda çok büyük tepki çeken ve cinsiyetçi bulunan ağır hakaret ifadesidir. Bu kelimenin kullanımı, siyasi dildeki sertleşmenin ve kutuplaşmanın ulaştığı noktayı göstermesi açısından bir dönüm noktası olarak kabul edilmiştir. “Çapulcu” gibi önceki nitelemelerden çok daha ağır olan bu ifade, “Onlar” olarak kodlanan muhalif kesimleri gayriahlaki ve gayrimeşru ilan […]
Bir işin geri dönülemez bir şekilde sonuçlandığını, muhaliflerin itirazlarının ve çabalarının artık beyhude olduğunu ifade etmek için kullanılan bir deyimdir. Erdoğan, bu ifadeyi özellikle 2017 Anayasa Referandumu gibi başa baş geçen ve sonucu tartışmalı olan siyasi süreçlerin ardından, zaferi tescil etmek ve meşruiyet tartışmalarını sonlandırmak amacıyla kullanmıştır. Bu kullanım, siyasi süreci bir uzlaşı ve diyalog […]