İktidarda kalma süresiyle ilgili eleştirilere veya koltuğu bırakması yönündeki telkinlere karşı verdiği sert ve argo bir cevaptır. Bu ifade, onun siyasi mücadeledeki kavgacı ve pervasız yönünü gösterir. Siyasi nezaketin dışına çıkan bu dil, halkla doğrudan ve samimi bir iletişim kurma stratejisinin bir parçasıdır ve “halktan biri” imajını pekiştirir.
Özal döneminin zihniyetini yansıtan anahtar bir deyimdir. Kurallara ve prosedürlere takılmadan, pragmatik ve hızlı bir şekilde sonuç almayı ifade eder. Olumlu anlamda, bürokratik engelleri aşan bir dinamizmi çağrıştırırken, olumsuz anlamda, kayırmacılık, yolsuzluk ve kuralsızlığı ima eder. “Benim memurum işini bilir” sözüyle birlikte, dönemin “köşe dönmeci” ahlakını tanımlamak için kullanılmıştır.
Özal’ın pragmatizminin ve kural esnekliğinin en çarpıcı ve en çok eleştirilen ifadesidir. Hukukun üstünlüğü ilkesi yerine, hedefe ulaşmak için kuralların esnetilebileceği veya göz ardı edilebileceği anlayışını yansıtır. Bu söz, Özal’ın kendisini statükonun ve bürokratik engellerin üzerinde, ülkenin menfaatleri için “icraat” yapmak zorunda olan bir lider olarak gördüğünü gösterir. Siyasi işlevi, kurumsal denetim mekanizmalarını önemsizleştirmek ve […]
Özal’ın, politikalarına veya yarattığı yeni sosyal ve ekonomik durumlara yönelik eleştiri ve şikayetlere karşı verdiği meşhur, küçümseyici ve bir o kadar da kehanet niteliği taşıyan cevaptır. Bu ifade, neoliberal dönüşümün getirdiği sosyal şokların (zamlar, yeni vergiler, değişen tüketim alışkanlıkları) geçici olduğunu ve toplumun bu yeni düzene eninde sonunda adapte olacağını ima eder. Retorik işlevi, muhalefeti […]