Genellikle sert bir eleştiri, radikal bir karar veya tavizsiz bir duruş sergilenmeden hemen önce kullanılan bir söz kalıbıdır. Görünüşte bir nezaket ifadesi gibi dursa da asıl işlevi, söylenecek olan sözün veya yapılacak olan eylemin ne kadar sert olursa olsun meşru ve gerekli olduğunu, bu konuda geri adım atılmayacağını ve karşı tarafın hislerinin veya itirazlarının bir önem taşımadığını peşinen ilan etmektir. Bu ifade, bir özür dileme değil, aksine kararlılığı ve uzlaşmazlığı vurgulayan bir retorik güç gösterisidir.
“Farz edelim ki,” “öyle olsa bile” anlamına gelen ve bir tartışmada karşı tarafın argümanını geçici olarak doğru kabul edip, buna rağmen kendi tezinin hala geçerli olduğunu göstermek için kullanılan bir bağlaçtır. “Velev ki dediğiniz doğru olsun, bizim yaptığımız yine de haktır” gibi bir kullanım, rakibin argümanını çürütmekle uğraşmak yerine, onu önemsizleştirerek baypas etme ve kendi […]
Erdoğan’ın miting konuşmalarında ve kamuya açık hitaplarında, siyasi rakiplerine, muhalif gruplara veya eleştirdiği dış ülkelere seslenirken kullandığı en karakteristik nida (ünlem) biçimidir. “Eyy Kılıçdaroğlu!“, “Eyy Almanya!”, “Eyy Amerika!” gibi kullanımlar, bir meydan okuma, bir hesaba çekme ve bir üstünlük ilanıdır. Bu nida, muhatabı doğrudan karşıya alarak onu dinleyici kitlesinin önünde yargılar. Ses tonu ve vurguyla […]
Yine 17-25 Aralık sonrası Fethullah Gülen’i işaret etmek için kullanılan bir başka ifadedir. “Zat” kelimesi, saygıdan çok bir küçümseme, önemsizleştirme ve hatta şeytanileştirme iması taşır. Gülen’in ismini anmaktan imtina ederek, onu gayrişahsi ve meşruiyet dışı bir figür olarak kodlar. Bu ifade, “Pensilvanya” kullanımıyla birlikte, Gülen’i hem bir dış güçlerin piyonu hem de Türkiye’ye yönelik komploların […]