Niceliğin değil, niteliğin önemini vurgulamak için kullanılan bir Erbakan aforizmasıdır. Bu ifade, çok sayıda yanlış, ilkesiz veya “çürük” siyasi aktörün veya fikrin bir araya gelmesinin, tek bir doğru, ilkeli ve “sağlam” alternatifi (Milli Görüş) oluşturamayacağını iddia eder. Siyasi koalisyonları veya farklı görüşlerin bir araya gelmesini eleştirmek için kullanılır. Retorik işlevi, kendi hareketinin ideolojik saflığını ve üstünlüğünü vurgulamak, diğer tüm siyasi oluşumları ise temelde “çürük” olarak nitelendirerek değersizleştirmektir.
Necmettin Erbakan’ın siyasi kariyeri boyunca kendisiyle özdeşleşen ve en sık kullanılan lakabıdır. Bu unvan, çift katmanlı bir anlama sahiptir. İlk katman, onun akademik kariyerinden gelir: İstanbul Teknik Üniversitesi’nde profesör olması, Almanya’da önemli mühendislik çalışmaları yapması, ona bir bilim insanı ve teknokrat (“hoca“) kimliği kazandırmıştır. İkinci ve daha baskın katman ise, onun İslami bir cemaatin lideri, […]
Erbakan’ın “biz” zamirinin karşıt kutbunu oluşturan ve Milli Görüş’ün dışındaki tüm siyasi, ideolojik ve ekonomik aktörleri kapsayan genel bir zamirdir. “Onlar,” Batı’yı ve onun değerlerini taklit eden “taklitçiler,” “Batı Kulübü,” “faizci kapitalist düzenin” savunucuları, “dış mihraklar” ve onların yerli işbirlikçileridir. “Onlar,” milli ve manevi değerlerden yoksundur, halkın “ruh kökü”ne yabancıdır ve ülkeyi sömürü düzenine mahkum […]
Erbakan’ın söyleminde, Milli Görüş hareketine mensup olanları ve bu hareketin temsil ettiğini iddia ettiği değerleri benimseyen geniş kitleleri tanımlayan zamirdir. “Biz,” sadece bir parti tabanını değil, “milletin kendisini,” “bu milletin inancını, tarihini, kimliğini, ruh kökünü” temsil eder. “Biz” kimliği, “onlar” (taklitçiler, Batı Kulübü) olarak tanımlanan kesimin karşısında konumlanır. “Biz,” ahlak ve maneviyata öncelik veren, yerli […]