Türk mitolojisinde fethedilmesi hedeflenen, ulaşıldıkça daha ileriye taşınan bir ülküyü simgeleyen “Kızılelma“, Erdoğan’ın söyleminde modern Türkiye için yeniden formüle edilmiştir. Bu kavram, bir yandan “Türkiye Yüzyılı” gibi soyut ve büyük bir ulusal hedefi, diğer yandan Bayraktar Kızılelma insansız savaş uçağı gibi somut teknolojik başarıları ifade eder. Bu çift anlamlı kullanım, Türkiye’nin hem manevi hedefleri olan bir “dava” devleti olduğunu hem de bu davayı gerçekleştirecek teknolojik güce sahip olduğunu aynı anda iddia eder. Bu retorik, savunma sanayii başarılarını, milli bir destanın ve tarihsel bir misyonun parçası haline getirir.
Değişime direnen, eski Türkiye’nin alışkanlıklarını ve kurumlarını temsil eden yerleşik düzeni ifade eder. Erdoğan’ın söyleminde “statüko,” AK Parti’nin reformlarına ve “Yeni Türkiye” inşasına karşı çıkan “vesayet odakları” ile eş anlamlıdır. Özellikle Cumhurbaşkanlığı seçim zaferleri, “statükonun kaybettiği” ve “vesayetin en büyük mağlubiyetini yaşadığı” anlar olarak çerçevelenir. Bu, AK Parti’nin siyasetini sürekli bir devrimci değişim ve ilerleme […]
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ten bahsederken “Atatürk” soyadı yerine sistematik olarak “Gazi Mustafa Kemal” ifadesinin kullanılmasıdır. Bu tercih, basit bir isimlendirmenin ötesinde siyasi bir anlam taşır. “Atatürk” soyadı, özellikle Cumhuriyet’in laik ve Batılılaşmacı modernleşme projesiyle özdeşleşmiştir. Buna karşın “Gazi,” İslam kültüründe din uğruna savaşan kahramanlara verilen bir unvandır ve Mustafa Kemal’in Kurtuluş Savaşı’ndaki askeri […]
Siyasi mücadeleye başlarken ölümü göze aldıklarını, bu yolda her türlü tehlike ve fedakarlığa hazır olduklarını ifade eden, adanmışlığı en üst düzeyde gösteren bir deyimdir. Bu ifade, genellikle suikast tehditleri veya dış kaynaklı komplolar gibi iddialara karşı bir meydan okuma olarak kullanılır. Siyaseti, uğruna can verilebilecek kutsal bir “dava” mertebesine yükseltir ve liderin korkusuzluğunu, davasına olan […]