Türk mitolojisinde fethedilmesi hedeflenen, ulaşıldıkça daha ileriye taşınan bir ülküyü simgeleyen “Kızılelma“, Erdoğan’ın söyleminde modern Türkiye için yeniden formüle edilmiştir. Bu kavram, bir yandan “Türkiye Yüzyılı” gibi soyut ve büyük bir ulusal hedefi, diğer yandan Bayraktar Kızılelma insansız savaş uçağı gibi somut teknolojik başarıları ifade eder. Bu çift anlamlı kullanım, Türkiye’nin hem manevi hedefleri olan bir “dava” devleti olduğunu hem de bu davayı gerçekleştirecek teknolojik güce sahip olduğunu aynı anda iddia eder. Bu retorik, savunma sanayii başarılarını, milli bir destanın ve tarihsel bir misyonun parçası haline getirir.
Geleneksel ve ortodoks ekonomi teorisinin tam tersine, faizin enflasyonun sebebi olduğunu savunan, Erdoğan’ın ekonomi politikalarının temel dayanağı olan bir formüldür. Bu ifade, sadece bir ekonomi tezi değil, aynı zamanda siyasi bir meydan okumadır. Bu formülü savunarak, kendisini yerleşik ekonomik sisteme ve “faiz lobisine” karşı duran, milletin çıkarına çalışan ve cesur kararlar alan lider olarak konumlandırır. […]
AK Parti’nin ve liderinin milletle kurduğu ilişki biçimini tanımlamak için kullanılan anahtar bir kavramdır. “Biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya geldik” sloganıyla özetlenen bu anlayış, geleneksel devlet-vatandaş ilişkisindeki hiyerarşiyi tersine çevirme iddiası taşır. “Hizmetkâr” kelimesi, dini bir alçakgönüllülük ve adanmışlık çağrışımı yapar. Bu ifade, liderin ve partisinin gücünü halktan aldığını, amacının halka hizmet […]
Demokrasinin ve “milli iradenin” tecelli ettiği nihai ve en meşru yer olarak kabul edilen simgesel bir kavramdır. Erdoğan’ın söyleminde “sandık,” her türlü siyasi tartışmayı sonlandıran, gücün tek meşru kaynağı olan nihai hakemdir. “Hesabı sandıkta sorarız” veya “Millet kararını sandıkta verir” gibi ifadeler, siyasi mücadelenin meşru alanının sadece seçimler olduğunu, sokak protestoları veya diğer muhalefet biçimlerinin […]