Özellikle sosyal medya üzerinden eleştiri yönelten veya hasmane tavır sergileyen yabancı siyasetçileri veya muhalif figürleri aşağılamak ve ciddiye almadığını belirtmek için kullanılan bir ifadedir. “Soytarı” kelimesi muhatabı itibarsızlaştırırken, “klavye” kelimesi ise bu kişilerin eylemlerinin sanal dünyayla sınırlı, gerçek bir gücü veya etkisi olmayan, ciddiyetsiz eylemler olduğunu ima eder. Bu, liderin kendisine yönelik eleştirileri küçümsediğini ve bu tür saldırıların kendisini yolundan döndüremeyeceğini gösteren, özgüvenli ve cepheleşmeci bir retorik araçtır.
Eleştirilen veya hasım olarak görülen bir kişinin ismini anmaktan kaçınarak onu işaret etmek için kullanılan, küçümseyici ve mesafeli bir ifadedir. Bu kullanım, muhatabı gayrişahsi hale getirir ve onu meşru bir siyasi aktör olarak görmediğini ima eder. Fethullah Gülen (“Pensilvanya’daki zat” gibi) veya Kemal Kılıçdaroğlu gibi siyasi rakipler için kullanılabilir. Bu, karşı tarafı itibarsızlaştıran ve onunla […]
Bir işin geri dönülemez bir şekilde sonuçlandığını, muhaliflerin itirazlarının ve çabalarının artık beyhude olduğunu ifade etmek için kullanılan bir deyimdir. Erdoğan, bu ifadeyi özellikle 2017 Anayasa Referandumu gibi başa baş geçen ve sonucu tartışmalı olan siyasi süreçlerin ardından, zaferi tescil etmek ve meşruiyet tartışmalarını sonlandırmak amacıyla kullanmıştır. Bu kullanım, siyasi süreci bir uzlaşı ve diyalog […]
Genellikle sert bir eleştiri, radikal bir karar veya tavizsiz bir duruş sergilenmeden hemen önce kullanılan bir söz kalıbıdır. Görünüşte bir nezaket ifadesi gibi dursa da asıl işlevi, söylenecek olan sözün veya yapılacak olan eylemin ne kadar sert olursa olsun meşru ve gerekli olduğunu, bu konuda geri adım atılmayacağını ve karşı tarafın hislerinin veya itirazlarının bir […]