Erbakan’ın “Yeniden Büyük Türkiye” vizyonunun bir parçası olarak, Türkiye’nin uluslararası sistemdeki hedefini tanımlayan bir ifadedir. Bu vizyona göre Türkiye, sadece kendi kendine yeten ve kalkınmış bir ülke olmakla kalmayacak, aynı zamanda İslam dünyasına ve tüm ezilen milletlere öncülük eden bir “lider ülke” konumuna yükselecektir. Bu liderlik, D-8’in kurulması ve “İslam Birliği“nin tesis edilmesi gibi projelerle somutlaşacaktır. Retorik işlevi, takipçilerine sadece ulusal bir kalkınma değil, aynı zamanda küresel bir misyon ve tarihi bir rol vaat ederek onlara büyük bir vizyon sunmaktır.
Necmettin Erbakan’ın 1956’da bir grup arkadaşıyla birlikte kurduğu, Türkiye’nin ilk yerli motor fabrikasıdır. Erbakan’ın siyasi anlatısında Gümüş Motor, bir ticari girişimden çok daha fazlasını ifade eder; “Ağır Sanayi Hamlesi“nin ve milli sanayileşme idealinin ilk tohumu, bir prototipidir. “Şeftaliden başka bir şey üretemeyiz” diyen “taklitçi” zihniyete karşı, bu milletin kendi imkanlarıyla motor üretebileceğinin somut bir kanıtı […]
Erbakan’ın söyleminde, bir ülkenin sanayileşmesi, teknolojik ilerlemesi, ekonomik büyümesi ve refah seviyesinin artması gibi somut gelişmeleri ifade eder. Ancak Erbakan için maddi kalkınma tek başına bir amaç değildir ve “manevi kalkınma“dan ayrı düşünülemez. “Önce Ahlak ve Maneviyat” ilkesi gereği, manevi temelleri sağlam olmayan bir maddi kalkınma, toplumu mutluluğa ve saadete ulaştırmaz, aksine ahlaki çürümeye yol […]
28 Haziran 1996’da Necmettin Erbakan’ın liderliğindeki Refah Partisi (RP) ile Tansu Çiller’in liderliğindeki Doğru Yol Partisi (DYP) arasında kurulan koalisyon hükümetidir. Erbakan, bu hükümette başbakanlık görevini üstlenmiştir. Bu dönem, Erbakan’ın siyasi kariyerinin zirvesidir ve Milli Görüş ideallerini (D-8’in kurulması, memur ve emekli maaşlarına yapılan yüksek zamlar, havuz sistemi vb.) hayata geçirmeye çalıştığı bir dönemdir. Ancak […]