İki farklı dini bayram olan Kurban Bayramı ile Şeker (Ramazan) Bayramı’nı birleştirerek yaptığı bir kutlama gafıdır. Bu hata, Çiller’in halkın dini ve kültürel değerlerine olan aşinalığı konusunda soru işaretleri yaratmış ve samimiyetinin sorgulanmasına neden olmuştur. Rakipleri tarafından, onun halktan kopuk ve elitist bir figür olduğu yönündeki iddiaları desteklemek için kullanılmıştır.
1999 kongresinde, demokrasi havarisi kesilen yeni siyasi aktörleri veya rakiplerini küçümsemek için kullandığı bir ifadedir. “Yerden bitme” deyimi, köksüz, geçmişi olmayan, aniden ortaya çıkmış ve dolayısıyla ciddiye alınmaması gereken kişilikleri tanımlar. Çiller bu ifadeyle, kendi partisi olan DYP’nin (ve Adalet Partisi geleneğinin) demokrasi mücadelesindeki köklü geçmişine vurgu yaparak, yeni rakiplerini tecrübesiz ve ilkesiz olarak damgalamayı […]
2002 seçimleri öncesinde, Dünya Bankası’ndan gelerek ekonominin başına geçen ve daha sonra siyasete atılan Kemal Derviş’i hedef almak için kullandığı bir ifadedir. “Siz hiç ithal kumandanlarla kurtuluş savaşı kazanıldığını gördünüz mü?” sorusuyla bu ifadeyi güçlendirmiştir. “İthal kumandan” benzetmesi, Derviş’i Türkiye’nin gerçeklerinden kopuk, dışarıdan atanmış, milli olmayan ve dolayısıyla güvenilmez bir figür olarak kodlar. Bu, milliyetçilik […]
Bkz. Bazlama-Börek Milliyetçileri. MHP’ye yönelik eleştirilerinde kullandığı bir başka aşağılayıcı ifadedir. “Tatlı su” sıfatı, zorlukla ve gerçek tehlikelerle yüzleşmemiş, sadece rahat ve güvenli ortamlarda var olabilen, sahte ve göstermelik bir milliyetçilik anlayışını ima eder. Bu terimle Çiller, MHP’nin milliyetçiliğini sığ ve konforcu olarak nitelerken, kendi duruşunu zor şartlarda sınanmış, “gerçek” bir vatanseverlik olarak sunar.