28 Şubat sürecinde kurulan ANASOL-D hükümetinin Başbakanı Mesut Yılmaz’ı hedef alırken kullandığı, büyük tepki çeken bir ifadedir. “Seçilmiş hiçbir genel başkan onbaşı olma şerefsizliğini göstermedi” sözü, Yılmaz’ı askerin emrine girmiş, iradesi olmayan bir “siyasi onbaşı” olarak nitelendirir. Ancak “onbaşı” rütbesini “şerefsizlik” ile yan yana kullanması, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en alt rütbesindeki askerlere hakaret olarak algılanmış ve çok sayıda onbaşının kendisine dava açmasına neden olmuştur. Bu, polemik dilinin kontrolsüz bir şekilde kullanıldığında nasıl geri tepebileceğinin bir örneğidir.
1999 kongresinde, demokrasi havarisi kesilen yeni siyasi aktörleri veya rakiplerini küçümsemek için kullandığı bir ifadedir. “Yerden bitme” deyimi, köksüz, geçmişi olmayan, aniden ortaya çıkmış ve dolayısıyla ciddiye alınmaması gereken kişilikleri tanımlar. Çiller bu ifadeyle, kendi partisi olan DYP’nin (ve Adalet Partisi geleneğinin) demokrasi mücadelesindeki köklü geçmişine vurgu yaparak, yeni rakiplerini tecrübesiz ve ilkesiz olarak damgalamayı […]
2002 seçimleri öncesi miting meydanlarından AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik yaptığı meydan okuma çağrısıdır. “Gücün varsa, bilgin varsa, cesaretin varsa… Çık karşıma bu akşam televizyonlardaaa…” şeklindeki bu hitap, siyasi tartışmayı bir fikir yarışmasından çıkarıp, kişisel bir cesaret testine ve er meydanına davete dönüştürür. Sondaki “televizyonlardaaa” kelimesini uzatarak söylemesi, bu meydan okumaya dramatik ve teatral […]
2002 seçimleri öncesinde, Kemal Derviş’in CHP ile ittifak kurma çabalarını eleştirirken kullandığı bir deyimdir. “Ha Ecevit’le Derviş, ha Baykal’la Derviş!” diyerek, Derviş’in hangi partiyle birleşirse birleşsin sonucun değişmeyeceğini, bunun bir aldatmaca olduğunu ifade eder. Bu deyim, rakip siyasi oluşumları birbirinden farksız, aynı zihniyetin farklı versiyonları olarak göstererek seçmen nezdinde değersizleştirmeyi amaçlar. Siyasetin aktörlerini değil, temel […]