Demirel’in en bilinen ve en sık tekrarladığı aforizmalarından biridir. Bu söz, en umutsuz siyasi krizlerde, hükümet bunalımlarında veya askeri müdahale söylentileri karşısında bile sistemin kendi içinde bir çözüm üreteceğine olan inancı ifade eder. Siyasi işlevi, anti-demokratik müdahalelere karşı demokratik sürecin direncini ve esnekliğini vurgulamaktır. Aynı zamanda, siyasi aktörleri uzlaşmaya ve yeni formüller aramaya teşvik eden […]
Arşivler: Sözlük Terimleri
Derin devlet
Bir gazetecinin sorusu üzerine yaptığı “Derin devlet, normal devletin raydan çıkmış halidir” tanımıyla Türk siyasi literatürüne geçen bir kavramdır. Bu tanım, “derin devlet” olgusunu meşrulaştırmaz, aksine onu bir anomali, hukukun ve meşru düzenin (“normal devlet“) dışına çıkmış bir sapma olarak tanımlar. Retorik işlevi, devlet içinde varlığı iddia edilen yasa dışı yapılanmaları kabul ederken, bunları devletin […]
Devlet bazen rutinin dışına çıkabilir
Bu ifade, Demirel tarafından Cumhurbaşkanlığı döneminde, Kasım 1996’daki Susurluk Skandalı’nın hemen ardından kullanılmıştır. Skandal, devlet görevlileri, polis ve organize suç örgütleri arasındaki yasa dışı ilişkileri ortaya çıkarmıştı. Bu söz, skandalı inkâr etmek yerine, onu devletin “bekası” için zaman zaman başvurulan meşru ama gayrinizami bir yöntem olarak çerçeveleme girişimidir. Retorik işlevi, yasa dışılığı bir “devlet aklı” […]
Dört kaz teslim etsen, akşama üçünü kaybedip gelir
1980 öncesi dönemde, siyasi rakibi Bülent Ecevit’in yönetim becerisini ve hükümetinin etkinliğini eleştirmek için kullandığı aşağılayıcı bir benzetmedir. Bu ifade, Ecevit’i pratik zekadan yoksun, elindeki kaynakları yönetemeyen ve beceriksiz bir lider olarak tasvir eder. “Kaz” gibi kırsal hayata ait bir imge kullanılması, Demirel’in kendi “halk adamı” kimliğini ve pratik zekasını, Ecevit’in ise halktan kopuk ve […]
Dün dündür, bugün bugündür
Demirel‘in siyasi pragmatizmini ve durumsal esnekliğini en iyi özetleyen, adeta onunla özdeşleşmiş bir aforizmadır. Bu söz, geçmişte söylenen sözlerin veya alınan pozisyonların bugünün koşullarında geçerli olmayabileceğini ifade eder. Siyasi işlevi, politika değişikliklerini, yeni ittifakları veya çelişkili gibi görünen adımları meşrulaştırmaktır. Eleştirenler tarafından ilkesizlikle suçlansa da, Demirel bu ifadeyi siyasetin katı ideolojilerle değil, değişen şartlara göre […]
Dünkü güneşle bugünkü çamaşır kurutulmaz
“Dün dündür, bugün bugündür” felsefesini pekiştiren, halk dilinden alınmış bir deyimdir. Bu ifade, geçmişin başarıları veya yöntemleriyle bugünün sorunlarının çözülemeyeceğini, her dönemin kendi koşulları ve çözümleri olduğunu anlatır. Retorik olarak, siyasette sürekli bir yenilenme ve adaptasyon gerekliliğini vurgular. Demirel bu sözle hem kendi esnekliğini meşrulaştırır hem de rakiplerini geçmişe takılıp kalmakla, günün gerçeklerinden kopuk olmakla […]
Ege bir göl değildir
Yunanistan’ın “Ege bir Yunan gölüdür” iddiasına karşı verdiği, üç aşamalı ve mantıksal bir yapıya sahip nüktedan bir yanıttır: “Ege bir Türk gölü değildir. Ege bir Yunan gölü de değildir. Binaenaleyh, Ege bir göl de değildir“. Bu cevabın ilk iki cümlesi Türkiye’nin dengeli ve uluslararası hukuka uygun pozisyonunu belirtirken, son cümle konuyu absürt bir mantıkla sonlandırarak […]
Elektriğin komünisti olur mu?
Soğuk Savaş döneminde, komünist bir ülke olan Bulgaristan’dan elektrik alınmasını eleştirenlere karşı kullandığı bir ifadedir. Bu retorik soru, ideolojik saplantıların ülkenin pratik ihtiyaçlarının önüne geçmemesi gerektiğini savunur. Retorik işlevi, kalkınma ve teknolojinin (elektrik) ideolojiler üstü olduğunu vurgulayarak, eleştirileri pragmatizm temelinde geçersiz kılmaktır. Bu söz, Demirel’in “Bize plan değil, pilav lazım” anlayışıyla tutarlıdır; yani önemli olanın […]
Enkaz devraldık
İktidara gelen hükümetlerin, kendilerinden önceki yönetimi eleştirmek ve kendi dönemlerinde yaşanabilecek olası başarısızlıklar için bir mazeret hazırlamak amacıyla kullandığı klasik bir siyasi ifadedir. Bu ifadenin Türk siyasetindeki popülerleşmesinde Demirel’in önemli bir rolü olmuştur. Siyasi işlevi, başlangıçta halktan bir kredi talep etmek, beklentileri düşürmek ve siyasi sorumluluğu geçmişe yüklemektir. Bu, siyasi anlatıyı kontrol etme ve kendi […]
Feminizm fevkalade bir şeydir
Gazeteci Duygu Asena’nın feminizmle ilgili bir sorusuna verdiği kaçamak ve ironik yanıttır: “Bunun icabı vardır veya yoktur bu ayrı bir mesele… İcabı varsa feminizm fevkalade bir şeydir“. Bu cevap, Demirel’in tam olarak anlamadığı veya muhafazakâr tabanını rahatsız edebilecek bir konuda net bir pozisyon almaktan kaçınma stratejisini gösterir. “İcabı varsa” koşulunu ekleyerek, konuyu kendi bağlamından koparıp […]