Kendi yaptığı bir açıklamanın veya getirdiği bir yorumun son derece mantıklı, açık ve tartışmaya kapalı olduğunu vurgulamak için konuşmasının sonuna eklediği bir retorik sorudur. Bu ifade, muhataplarına meydan okur ve “daha mantıklı bir açıklamanız varsa söyleyin” anlamına gelir. Siyasi işlevi, kendi argümanını nihai ve tek doğru olarak sunmak ve olası itirazları daha baştan geçersiz kılmaktır. […]
Arşivler: Sözlük Terimleri
Verdimse ben verdim
İLKSAN skandalında yolsuzlukla suçlanan bir bakanını savunurken, sorumluluğu kişisel olarak üstlendiğini göstermek için kullandığı bir ifadedir. Bu söz, bir liderin kendi ekibini ve kararlarını sonuna kadar savunduğunu gösteren bir sahiplenme ifadesidir. Retorik işlevi, tartışmayı hukuki veya idari bir soruşturma zemininden çıkarıp, liderin kişisel onuru ve sorumluluğu zeminine taşımaktır. Bu, “adamını satmayan lider” imajı çizerek, kendi […]
Batıl
Erbakan’ın dünya görüşünün temelini oluşturan “Hak-Batıl mücadelesi” diyalektiğinin olumsuz kutbudur. Kur’ani bir terim olan “batıl,” hakkın ve doğrunun zıddı olan her türlü yanlışlığı, zulmü ve sömürüyü ifade eder. Erbakan’ın söyleminde Batıl, somut siyasi ve ideolojik karşılıklar bulur: Siyonizm, emperyalizm, faizci kapitalizm, komünizm ve materyalizm bu düzenin temel unsurlarıdır. “Kuvveti üstün tutan” zihniyeti temsil eder ve […]
Batı Kulübü
Erbakan’ın, Türkiye’de Batı medeniyetini ve değerlerini taklit eden, Batı’nın çıkarlarına hizmet ettiğini düşündüğü siyasi, ekonomik ve entelektüel elitleri tanımlamak için kullandığı pejoratif bir ifadedir. Bu grup, “taklitçiler” olarak da adlandırılır ve Milli Görüş’ün “biz” kimliğinin karşısındaki “onlar“ı oluşturur. “Batı Kulübü,” milli ve manevi değerlerden kopuk, halkın “ruh kökü“ne yabancı ve ülkenin gerçek potansiyelini (Ağır Sanayi, […]
Avucumun İçi Gibi Tanırım
Erbakan’ın siyasi rakiplerine yönelik kullandığı, onların niyetlerini, yetersizliklerini ve arkalarındaki güçleri bildiğini iddia eden bir retorik ifadedir. Bu ifade, “Hoca” kimliğinin bir parçası olarak, ona rakipleri üzerinde bir bilgelik ve öngörü üstünlüğü atfeder. Dinleyiciye, rakiplerin vaatlerine ve söylemlerine kanmamaları, çünkü onların gerçek yüzünü ve kapasitelerini en iyi kendisinin bildiği mesajını verir. Bu ifade genellikle, rakiplerinin […]
Avrupa Ortak Pazarı (AET)
Erbakan’ın siyasi söyleminde “Batıl“ın kurumsal yapılarından biri olarak şiddetle eleştirilen Avrupa Ekonomik Topluluğu’nu (daha sonra Avrupa Birliği) ifade eder. Erbakan’a göre Ortak Pazar, bir Hristiyan birliğidir ve Türkiye’nin buraya girmesi, “Müslüman Türkiye’yi Hristiyan Avrupa içerisinde eritme planı“dır. Bu birliğin, Siyonizm’in “Büyük İsrail” projesine hizmet eden bir araç olduğunu ve Türkiye’yi ekonomik olarak sömürgeleştirmeyi amaçladığını savunur. […]
Ahlak ve Maneviyat
Erbakan’ın siyasi felsefesinin ve Milli Görüş ideolojisinin temelini oluşturan kavram çiftidir. “Önce Ahlak ve Maneviyat” sloganıyla formüle edilen bu ilke, maddi kalkınmanın ancak ahlaki ve manevi bir temel üzerinde yükselebileceğini savunur. Bu anlayışa göre, bir toplumun ekonomik ve teknolojik başarısı, o toplumu oluşturan bireylerin manevi değerlere bağlılığına, dürüstlüğüne ve ahlaki karakterine endekslidir. Erbakan, Batı medeniyetini […]
Ağır Sanayi Hamlesi
Türkiye’nin ekonomik ve teknolojik bağımsızlığını sağlamak, “montaj sanayi“ne dayalı ekonomiden “üretim sanayi“ne geçmek için geliştirilmiş kapsamlı bir sanayileşme projesidir. Bu vizyon, sadece demir-çelik gibi geleneksel ağır sanayi kollarını değil; motor (TÜMOSAN), takım tezgâhları (TAKSAN), elektronik (TESTAŞ), uçak ve savunma sanayi (TUSAŞ, ASELSAN) gibi yüksek teknoloji gerektiren alanları da kapsar. Hamlenin felsefesi “Milli, Güçlü, Süratli, Yaygın […]
Adil Düzen
Erbakan’ın siyasi projesinin temel taşı olan “Adil Düzen,” mevcut kapitalist (“köle düzeni,” “faizci kapitalist sistem“) ve sosyalist sistemlere alternatif olarak sunulan bütüncül bir sosyo-ekonomik ve ahlaki sistemin adıdır. Temelinde “Hakkı Üstün Tutmak” ilkesi yatar ve “Kuvveti Üstün Tutan” mevcut sistemlere karşı ahlaki bir üstünlük iddiası taşır. Ekonomik olarak; faizin tamamen kaldırılması, binlerce haksız verginin üretilen […]
Yollar yürümekle aşınmaz
1968’de, hükümetine karşı düzenlenen öğrenci ve sol grupların protesto yürüyüşleri hakkında sarf ettiği bir sözdür. Bu ifade, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını küçümseyen, bu eylemlerin siyasi bir sonuç doğurmayacağını ve hükümetini etkilemeyeceğini ima eden bir anlama sahiptir. Retorik işlevi, muhalif eylemleri “boş bir çaba” olarak nitelendirerek değersizleştirmek ve kendi iktidarının sağlamlığına vurgu yapmaktır. Bu söz, […]