Kendi yaptığı bir açıklamanın veya getirdiği bir yorumun son derece mantıklı, açık ve tartışmaya kapalı olduğunu vurgulamak için konuşmasının sonuna eklediği bir retorik sorudur. Bu ifade, muhataplarına meydan okur ve “daha mantıklı bir açıklamanız varsa söyleyin” anlamına gelir. Siyasi işlevi, kendi argümanını nihai ve tek doğru olarak sunmak ve olası itirazları daha baştan geçersiz kılmaktır. Demirel’in kendine olan güvenini ve tartışmalarda son sözü söyleme arzusunu yansıtan tipik bir ifadedir.
Demirel’in hazırcevaplılığını ve durumları kendi istediği gibi çerçeveleme yeteneğini gösteren tipik bir anekdottur. Bir gazetecinin “Türkiye’nin durumunu tek kelimeyle özetler misiniz?” sorusuna önce “iyidir“, ardından “iki kelimeyle anlatın” denince “iyi değildir” yanıtını vermiştir. Bu cevabın retorik işlevi, basit ve kesin cevaplar talep edenleri boşa çıkarmak ve ülkenin durumunun tek bir bakış açısıyla anlaşılamayacak kadar karmaşık […]
Hükümetin yaptığı bir zammı savunurken kullandığı, siyasi dilin gerçekliği nasıl eğip bükebileceğini gösteren (euphemism/örtmece) tipik bir örnektir. Bu ifade, olumsuz bir eylemi (zam) olumlu veya teknik bir kavramla (“kalite ayarlaması“) yeniden adlandırarak halkın tepkisini yumuşatmayı amaçlar. Retorik işlevi, sorumluluğu belirsizleştirmek ve tartışmayı ekonomik bir zorunluluktan teknik bir detaya kaydırmaktır. Bu söz, Demirel’in nüktedan ve kelime […]
Gazeteci Duygu Asena’nın feminizmle ilgili bir sorusuna verdiği kaçamak ve ironik yanıttır: “Bunun icabı vardır veya yoktur bu ayrı bir mesele… İcabı varsa feminizm fevkalade bir şeydir“. Bu cevap, Demirel’in tam olarak anlamadığı veya muhafazakâr tabanını rahatsız edebilecek bir konuda net bir pozisyon almaktan kaçınma stratejisini gösterir. “İcabı varsa” koşulunu ekleyerek, konuyu kendi bağlamından koparıp […]