Arşivler: Sözlük Terimleri

İman

Erbakan’ın söyleminde siyasi ve toplumsal dönüşümün temel itici gücüdür. İman, sadece bir inanç meselesi değil, aynı zamanda bir şuur, bir duruş ve bir eylem kaynağıdır. “İnanıyorsanız en üstünsünüz, zafer ise elbette inananlarındır” gibi sıkça atıf yapılan ayetler , imanın siyasi başarı için bir ön koşul ve garanti olduğu fikrini pekiştirir. Milli Görüş hareketi, temellerini “iman […]

Kuvveti Üstün Tutan Nizam

“Hakkı Üstün Tutan Nizam”ın (Adil Düzen) karşıtı olarak konumlandırılan ve tarihteki tüm zulüm ve sömürü sistemlerinin ortak zihniyetini ifade eden bir kavramdır. Erbakan’a göre kapitalizm, komünizm, emperyalizm gibi tüm “batıl” sistemler, hakkı ve adaleti değil, gücü (ekonomik, askeri veya siyasi) esas alırlar. Bu nedenle bu sistemler doğaları gereği “ezen-ezilen” ilişkisi üretirler. Retorik işlevi, dünyadaki tüm […]

Kudüs Mitingi

Milli Selamet Partisi’nin 6 Eylül 1980’de Konya’da düzenlediği, İsrail’in Kudüs’ü başkent ilan etmesini protesto etmeyi amaçlayan büyük bir mitingdir. Mitingde İstiklal Marşı’nın protesto edilmesi ve şeriat sloganlarının atılması gibi olaylar, büyük bir kamuoyu tartışması yaratmış ve 12 Eylül 1980 askeri darbesinin gerekçelerinden biri olarak gösterilmiştir. Erbakan’ın siyasi tarihinde bu miting, onun Filistin davasına ve ümmet […]

Köle Düzeni

Erbakan’ın, “faizci kapitalist sistemi” ve Türkiye’de uygulanan ekonomik düzeni tanımlamak için kullandığı son derece güçlü ve pejoratif bir ifadedir. Bu tanıma göre, mevcut düzen, faiz ve haksız vergiler yoluyla çalışan insanın ürettiği değerin büyük bir kısmına el koymakta, ona hakkının sadece küçük bir bölümünü vermektedir. Bu durum, modern bir kölelik biçimidir. “Adil Düzen,” bu “köle […]

Kırk Çürük Yumurta Bir Tane Sağlam Yumurta Etmez

Niceliğin değil, niteliğin önemini vurgulamak için kullanılan bir Erbakan aforizmasıdır. Bu ifade, çok sayıda yanlış, ilkesiz veya “çürük” siyasi aktörün veya fikrin bir araya gelmesinin, tek bir doğru, ilkeli ve “sağlam” alternatifi (Milli Görüş) oluşturamayacağını iddia eder. Siyasi koalisyonları veya farklı görüşlerin bir araya gelmesini eleştirmek için kullanılır. Retorik işlevi, kendi hareketinin ideolojik saflığını ve […]

Kimmiş Avrupa?

Erbakan’ın, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girme çabalarını ve bu süreci bir lütuf gibi sunanları eleştirmek için kullandığı meşhur retorik sorusudur. “Adam kalkıyor, ‘Efendim! Avrupa bizi, Avrupa Topluluğu’na layık gördü.’ diyor… Kimmiş Avrupa? Nereye girmemize layık görüyormuş! Biz tarihin en şerefli milletiyiz. Biz Avrupa’yı bir şeye layık görürüz veya görmeyiz” şeklindeki ifadesi, bu söylemin en bilinen örneğidir. […]

Kayıp Trilyon Davası

Refah Partisi’nin 1998’de kapatılmasının ardından, partinin devletten aldığı Hazine yardımının yaklaşık bir trilyon liralık kısmının sahte belgelerle harcanmış gibi gösterildiği iddiasıyla açılan davadır. Dava sonucunda Necmettin Erbakan da dahil olmak üzere çok sayıda parti yöneticisi hapis cezasına çarptırılmıştır. Erbakan’ın siyasi hayatında önemli bir dönüm noktası olan bu dava, onun söyleminde siyasi bir komplo ve Milli […]

İslam Ortak Pazarı

Erbakan’ın, Türkiye’nin Avrupa Ortak Pazarı’na (AET) girmesine alternatif olarak 1970’lerden itibaren savunduğu bir projedir. Bu proje, Türkiye’nin “tarihi ve kültürel bağlarla bağlı olduğu” Müslüman ülkelerle ekonomik bir birlik kurmasını öngörür. Bu pazarın, üye ülkeler arasında gümrüklerin kaldırılması, mal, sermaye ve emek dolaşımının serbest bırakılması gibi adımları içermesi hedeflenir. Amaç, Müslüman ülkelerin kendi aralarındaki ticareti artırarak […]

İslam Dinarı

Erbakan’ın “İslam Ortak Pazarı” ve “İslam Birliği” projelerinin ekonomik ayağını oluşturan ortak para birimi önerisidir. Bu öneri, Müslüman ülkeleri, “faizci kapitalist sistemin” sömürü aracı olarak görülen dolara ve diğer Batı para birimlerine olan bağımlılıktan kurtarmayı amaçlar. Erbakan, bu fikrin somutluğunu göstermek için 1990’larda bir prototip “1 Dinar” yaptırmış ve bunu TBMM kürsüsünden kamuoyuna tanıtmıştır. Bu […]

İslam Birliği

Erbakan’ın dış politika vizyonunun nihai hedefidir. Tüm Müslüman ülkelerin siyasi, ekonomik, askeri ve kültürel alanlarda bir araya gelerek Batı merkezli küresel düzene karşı bir güç merkezi oluşturması idealini ifade eder. Bu birlik, “ırkçı emperyalizmin” sömürüsünden kurtulmanın ve “Yeni Bir Dünya” kurmanın tek yolu olarak görülür. Erbakan, bu hedefe ulaşmak için beş somut adım önerir: Müslüman […]

×

Giriş Yap

Üye Ol

Büyütülmüş Resim ×