Refah Partisi’nin 1998’de kapatılmasının ardından, partinin devletten aldığı Hazine yardımının yaklaşık bir trilyon liralık kısmının sahte belgelerle harcanmış gibi gösterildiği iddiasıyla açılan davadır. Dava sonucunda Necmettin Erbakan da dahil olmak üzere çok sayıda parti yöneticisi hapis cezasına çarptırılmıştır. Erbakan’ın siyasi hayatında önemli bir dönüm noktası olan bu dava, onun söyleminde siyasi bir komplo ve Milli Görüş hareketini engelleme çabasının bir parçası olarak yer almıştır. Bu olay, hareketin “mağduriyet” anlatısını güçlendiren ve mevcut düzene karşı mücadelenin ne kadar çetin olduğunu gösteren bir örnek olarak kullanılmıştır.
Erbakan’ın siyasi, sosyal ve uluslararası tüm olayları yorumlamak için kullandığı temel analitik çerçevedir. Bu kavramsallaştırmaya göre, insanlık tarihi Hz. Adem’den bu yana “Hak”kı temsil eden peygamberlerin yolu ile “Batıl“ı temsil eden sömürücü ve zalim güçlerin mücadelesinden ibarettir. Günümüzde bu mücadelenin “Hak” tarafında İslam ve Milli Görüş, “Batıl” tarafında ise Siyonizm/ırkçı emperyalizm ve onların yerli/yabancı müttefikleri […]
Milli Selamet Partisi’nin 6 Eylül 1980’de Konya’da düzenlediği, İsrail’in Kudüs’ü başkent ilan etmesini protesto etmeyi amaçlayan büyük bir mitingdir. Mitingde İstiklal Marşı’nın protesto edilmesi ve şeriat sloganlarının atılması gibi olaylar, büyük bir kamuoyu tartışması yaratmış ve 12 Eylül 1980 askeri darbesinin gerekçelerinden biri olarak gösterilmiştir. Erbakan’ın siyasi tarihinde bu miting, onun Filistin davasına ve ümmet […]
Erbakan’ın dünya görüşünün merkezinde yer alan, “Batıl“ın karşıtı olan pozitif kutuptur. Kur’ani bir referansa sahip olan “Hak,” ilahi doğruyu, adaleti, sömürüsüz bir düzeni ve İslam medeniyetinin temsil ettiği değerler bütününü ifade eder. Erbakan’a göre tarih, “Hakkı üstün tutan” zihniyet ile “Kuvveti üstün tutan” zihniyet arasındaki mücadelenin sahnesidir. Milli Görüş, bu mücadelenin modern dünyadaki “Hak” temsilcisidir. […]