Erbakan’ın dilinde, sıradan bir farkındalığın ötesinde, derin bir idrak, bilinç ve basiret halini ifade eder. “Milli şuur” veya “İslami şuur,” bir kişinin veya toplumun kendi tarihini, kimliğini, misyonunu ve içinde bulunduğu “Hak-Batıl mücadelesi“ndeki yerini tam olarak kavramasıdır. Milli Görüş hareketinin temel amaçlarından biri, bu şuuru toplumda uyandırmak ve yaymaktır. Şuur sahibi bir Müslüman, dünyanın gidişatından kendini sorumlu hisseder ve “cihad” görevini yerine getirmek için harekete geçer. Retorik işlevi, takipçilerini pasif birer seçmen olmaktan çıkarıp, davanın bilincine varmış aktif birer “nefer” haline getirmektir.
Milli Görüş’ün “fiziğini” oluşturan beş temel erdemden sonuncusudur. Sabır, dava yolunda karşılaşılan zorluklara, engellemelere ve baskılara karşı metanetle direnmek, yılgınlığa kapılmamak anlamına gelir. Kur’an’daki “Başına gelenlere sabret, çünkü bunlar, azmi gerektiren işlerdendir” (Lokman Suresi, 17) ayeti bu erdemin temelini oluşturur. Siyasi bağlamda sabır, uzun soluklu bir mücadele olan “cihad“ın vazgeçilmez bir parçasıdır. Parti kapatmaları, siyaset […]
İslam’daki “doğruyu, hakkı bildirme ve davet etme” görevini ifade eden bir kavramdır. Erbakan’ın siyaset anlayışında tebliğ, Milli Görüş davasının ve “Adil Düzen” projesinin “görüşü ve görüntüsü ne olursa olsun” herkese anlatılmasıdır. Bu anlayış, siyaseti sadece oy isteme faaliyeti olarak değil, aynı zamanda insanları “Hak“ka davet etme ve onlara kurtuluş yolunu gösterme gibi manevi bir görev […]
Milli Görüş’ün “fiziğini” oluşturan beş temel erdemden ilkidir ve Erbakan’a göre Allah’ın insana bahşettiği en büyük lütuftur. Hidayet, doğru yolu bulma, hakikate erme anlamına gelir. Siyasi bağlamda hidayet, Milli Görüş davasının doğruluğunu ve haklılığını anlamak ve ona tabi olmaktır. Erbakan’ın sıkça kullandığı “Davet bizden, hidayet Allah’tandır” sözü , hareketin görevinin “tebliğ” (doğruyu anlatma) olduğunu, ancak […]