Erbakan’ın dilinde, sıradan bir farkındalığın ötesinde, derin bir idrak, bilinç ve basiret halini ifade eder. “Milli şuur” veya “İslami şuur,” bir kişinin veya toplumun kendi tarihini, kimliğini, misyonunu ve içinde bulunduğu “Hak-Batıl mücadelesi“ndeki yerini tam olarak kavramasıdır. Milli Görüş hareketinin temel amaçlarından biri, bu şuuru toplumda uyandırmak ve yaymaktır. Şuur sahibi bir Müslüman, dünyanın gidişatından kendini sorumlu hisseder ve “cihad” görevini yerine getirmek için harekete geçer. Retorik işlevi, takipçilerini pasif birer seçmen olmaktan çıkarıp, davanın bilincine varmış aktif birer “nefer” haline getirmektir.
Erbakan’ın söyleminde siyasi ve toplumsal dönüşümün temel itici gücüdür. İman, sadece bir inanç meselesi değil, aynı zamanda bir şuur, bir duruş ve bir eylem kaynağıdır. “İnanıyorsanız en üstünsünüz, zafer ise elbette inananlarındır” gibi sıkça atıf yapılan ayetler , imanın siyasi başarı için bir ön koşul ve garanti olduğu fikrini pekiştirir. Milli Görüş hareketi, temellerini “iman […]
Erbakan’ın Milli Görüş’ün “fiziği” olarak tanımladığı beş temel kavramdan biridir (diğerleri hidayet, feraset, sebat ve sabır). Dirayet, tevhid ve adalet inancının müminlere hak ve adaleti savunmada kazandırdığı kararlılık, beceri ve yönetim yeteneği anlamına gelir. Dirayet sahibi insanlar, hedeflerine ulaşma yolunda hiçbir tehdit ve zorluktan yılmazlar, karşılaştıkları sorunları çözme ve engelleri aşma kabiliyetine sahiptirler. Siyasi söylemdeki […]
Milli Görüş’ün “fiziğini” oluşturan beş temel erdemden biridir. Feraset, olayların ardındaki gerçeği görme, doğru ile yanlışı, dost ile düşmanı ayırt etme yeteneği ve öngörü kabiliyetidir. Erbakan’a göre bu özellik, özellikle “dış mihrakların” ve “Siyonizm’in” karmaşık ve sinsi oyunlarını anlamak için elzemdir. Siyasi söylemde bu kavram, liderin ve hareketin olayları doğru okuduğunu, aldanmadığını ve aldatılmadığını ima […]