Erbakan’ın dilinde, sıradan bir farkındalığın ötesinde, derin bir idrak, bilinç ve basiret halini ifade eder. “Milli şuur” veya “İslami şuur,” bir kişinin veya toplumun kendi tarihini, kimliğini, misyonunu ve içinde bulunduğu “Hak-Batıl mücadelesi“ndeki yerini tam olarak kavramasıdır. Milli Görüş hareketinin temel amaçlarından biri, bu şuuru toplumda uyandırmak ve yaymaktır. Şuur sahibi bir Müslüman, dünyanın gidişatından kendini sorumlu hisseder ve “cihad” görevini yerine getirmek için harekete geçer. Retorik işlevi, takipçilerini pasif birer seçmen olmaktan çıkarıp, davanın bilincine varmış aktif birer “nefer” haline getirmektir.
Erbakan’ın ahlak ve siyaset düşüncesinin temel kavramlarından biridir. Milli Görüş’ün “kimyası” olarak tanımladığı ilkelerden biri olan “nefis terbiyesini esas almak,” bireyin bencil arzu ve çıkarlarını kontrol altına alarak, kendini toplumun ve davanın hizmetine adaması anlamına gelir. Bu, İslami ve tasavvufi bir kavram olup, “manevi kalkınmanın” bireysel düzeydeki karşılığıdır. Siyasi söylemde bu kavram, Milli Görüş kadrolarının […]
Erbakan’ın siyasi mücadelesini tanımlamak için kullandığı merkezi İslami kavramlardan biridir. Onun lügatinde cihad, sadece askeri bir mücadele anlamına gelmez; “yeryüzünde Hakk’ın ve adaletin hâkim olması gayesiyle hep beraber disiplinli bir topluluk olarak çalışma görevini ifa etmek” anlamına gelir. Bu, siyasi, ekonomik, kültürel ve ilmi alanlarda “Batıl“a karşı verilen topyekûn bir mücadeledir. “Adil Düzen“i kurmak, “Ağır […]
Milli Görüş hareketinin ortaya çıkışında ve tabanının oluşumunda etkili olan önemli tasavvufi ekollerden biridir. Erbakan’ın kendisinin de bu geleneğe mensup olduğu ve özellikle Gümüşhanevi Dergahı’ndan etkilendiği bilinmektedir. Hareketin “nefis terbiyesi,” “ahlak ve maneviyat” gibi temel vurguları, bu tasavvufi kökenlerle yakından ilişkilidir. Siyasi analizlerde Milli Görüş, Nakşibendiliğin siyasi alandaki modern bir tezahürü olarak da yorumlanmıştır. Bu […]