2008 Küresel Finans Krizi sırasında, krizin Türkiye ekonomisine büyük bir zarar vermeyeceğini, sadece hafifçe dokunup geçeceğini iddia etmek için kullanılan bir metafordur. “Kriz bizi teğet geçecek” ifadesi, o dönemde hükümetin krize karşı özgüvenini ve ekonominin sağlam olduğu mesajını vermek için kullanılmıştır. Ancak krizin etkileri hissedildikçe, bu ifade muhalefet tarafından hükümetin ekonomik gerçeklerden kopuk olduğunun ve krizi küçümsediğinin bir kanıtı olarak sıkça eleştirilmiştir. Siyasi hafızada, ekonomik öngörülerdeki iyimserliğin sembolü haline gelmiştir.
Kanal İstanbul gibi büyük ölçekli, vizyoner ve genellikle maliyeti veya çevresel etkileri nedeniyle tartışmalı olan mega altyapı projelerini tanımlamak için kullanılan bir ifadedir. Bu terim, ilk kez 2011 yılında Kanal İstanbul projesi için kullanılmıştır. “Çılgın” sıfatı, projenin hem ölçeğinin büyüklüğünü ve hayal gücünü zorlayan niteliğini vurgular hem de ona yönelik eleştirileri, vizyonsuzluk ve statükoculuk olarak […]
Siyasi ve ekonomik belirsizliğin sona ermesi, düzenin kararlı bir şekilde devam etmesi durumunu ifade eder. AK Parti söyleminde “istikrar,” partinin tek başına iktidarda olmasıyla doğrudan özdeşleştirilmiştir. Bu retorik, 1990’ların koalisyon hükümetleri dönemindeki siyasi ve ekonomik krizlere bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. “İstikrar sürsün, Türkiye büyüsün” gibi kampanya sloganları, seçmene AK Parti’ye oy vermemenin kaos, belirsizlik […]
2023 seçimleri öncesinde ve Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılı vesilesiyle lanse edilen, AK Parti’nin gelecek vizyonunu ve iddiasını özetleyen kapsayıcı slogandır. Bu ifade, “Yeni Türkiye” vizyonunun bir sonraki aşamasıdır. Sadece bir seçim vaadi olmanın ötesinde, Türkiye’nin yeni bir çağa girdiğini, savunma sanayiinden teknolojiye, dış politikadan altyapıya kadar her alanda küresel bir güç olacağını ve bu yeni […]