Menderes’in ve DP’lilerin, 1923-1950 yılları arasındaki CHP iktidarını tanımlamak için sistematik olarak kullandığı bir ifadedir. Bu terim, o dönemi tarihin doğal akışından çıkarıp, “zulüm,” “baskı,” “yokluk” ve “manevi çöküş” ile anılan anormal bir parantez olarak çerçeveler. Menderes’in konuşmalarında bu dönem, ekonomik geri kalmışlığın, dini baskıların ve antidemokratik uygulamaların yegâne kaynağı olarak sürekli referans gösterilir. Retorik işlevi, DP’nin tüm icraatlarını bu karanlık geçmişe bir cevap ve bir düzeltme olarak sunmaktır. Bu sayede kendi dönemindeki sorunlar ve başarısızlıklar bile “Tek Parti Devri“nin ağır mirasına bağlanarak meşrulaştırılmaya çalışılır.
CHP’nin tek parti döneminde uyguladığı, ekonomide devletin öncü ve belirleyici rol oynadığı iktisadi modeldir. Menderes ve DP, bu modeli “inhisarcı“, verimsiz ve özel teşebbüsü boğan bir sistem olarak eleştirmiştir. Menderes’in söyleminde “devletçilik“, ekonomik geri kalmışlığın ve kıtlığın temel nedeni olarak sunulur. DP’nin savunduğu liberal, özel teşebbüse ve yabancı sermayeye dayalı ekonomik model, bu “devletçilik” anlayışının […]
Menderes’in, CHP’nin tek parti dönemindeki ekonomik ve siyasi anlayışını eleştirmek için kullandığı bir terimdir. “İnhisarcı” (tekelci) sıfatı, CHP’nin hem ekonomide devletçiliği dayattığını hem de siyasette tüm gücü kendi elinde topladığını, başka hiçbir partiye veya görüşe yaşam hakkı tanımadığını ima eder. DP, kendi siyasetini bu “inhisarcı zihniyet“in tam tersi olarak, yani hem ekonomide serbest rekabete hem […]
DP’lilerin, özellikle Menderes’in, 1950 öncesi CHP iktidarını tanımlamak için kullandığı pejoratif bir ifadedir. Bu terim, tek parti dönemini siyasi özgürlüklerin kısıtlandığı, basının susturulduğu, muhalefetin ezildiği ve halkın iradesinin yok sayıldığı bir “zulüm dönemi” olarak çerçeveler. DP, kendi iktidarını bu “baskı rejimi“ne son veren bir “Beyaz İhtilal” olarak sunarak meşruiyetini güçlendirmiştir. İronik olarak, iktidarının son yıllarında […]