Milli Görüş hareketinin icraat gücünü, imkansız gibi görünen işleri başarma yeteneğini ve pratik zekasını ifade etmek için kullanılan bir deyimdir. Bu ifade, hareketin kaynak yetersizliği veya zorlu koşullar gibi engellere takılmayacağını, her durumda bir çözüm üretebileceğini ve somut sonuçlar alabileceğini iddia eder. Retorik işlevi, harekete olan güveni artırmak, onun pragmatik ve sonuç odaklı olduğunu vurgulamak ve seçmenlere “yapılamaz” denilenleri yapma vaadinde bulunmaktır.
Erbakan’ın “Ağır Sanayi Hamlesi” vizyonunun en sembolik projelerinden biridir. Türkiye’nin motor ve traktör ihtiyacını yerli üretimle karşılamak amacıyla kurulmuştur. Erbakan’ın anlatısında TÜMOSAN, sadece bir fabrika değil, Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığa ve “Lider Ülke” olma hedefine giden yolda atılmış dev bir adımdır. Bu ve benzeri “SAN’lı” fabrikalar (TAKSAN, TEMSAN vb.), “montaj sanayi“ne karşı “milli sanayi“nin zaferini simgeler. […]
Erbakan’ın söyleminde, bir ülkenin sanayileşmesi, teknolojik ilerlemesi, ekonomik büyümesi ve refah seviyesinin artması gibi somut gelişmeleri ifade eder. Ancak Erbakan için maddi kalkınma tek başına bir amaç değildir ve “manevi kalkınma“dan ayrı düşünülemez. “Önce Ahlak ve Maneviyat” ilkesi gereği, manevi temelleri sağlam olmayan bir maddi kalkınma, toplumu mutluluğa ve saadete ulaştırmaz, aksine ahlaki çürümeye yol […]
Erbakan’ın üçlü hedef sloganının ikinci ve merkezi basamağıdır. Bu ideal, Türkiye’nin Osmanlı İmparatorluğu’nun mirasçısı olarak, tarihsel misyonuna yeniden kavuşması, hem maddi hem de manevi olarak kalkınarak bölgesel ve küresel bir güç haline gelmesi vizyonunu ifade eder. Bu hedefe ulaşmanın yolu, “Ağır Sanayi Hamlesi” ile ekonomik bağımsızlığı sağlamak ve “Önce Ahlak ve Maneviyat” ilkesiyle toplumu manen […]