Milli Görüş hareketinin icraat gücünü, imkansız gibi görünen işleri başarma yeteneğini ve pratik zekasını ifade etmek için kullanılan bir deyimdir. Bu ifade, hareketin kaynak yetersizliği veya zorlu koşullar gibi engellere takılmayacağını, her durumda bir çözüm üretebileceğini ve somut sonuçlar alabileceğini iddia eder. Retorik işlevi, harekete olan güveni artırmak, onun pragmatik ve sonuç odaklı olduğunu vurgulamak ve seçmenlere “yapılamaz” denilenleri yapma vaadinde bulunmaktır.
Erbakan’ın söyleminde, bir ülkenin sanayileşmesi, teknolojik ilerlemesi, ekonomik büyümesi ve refah seviyesinin artması gibi somut gelişmeleri ifade eder. Ancak Erbakan için maddi kalkınma tek başına bir amaç değildir ve “manevi kalkınma“dan ayrı düşünülemez. “Önce Ahlak ve Maneviyat” ilkesi gereği, manevi temelleri sağlam olmayan bir maddi kalkınma, toplumu mutluluğa ve saadete ulaştırmaz, aksine ahlaki çürümeye yol […]
Erbakan’ın üçlü hedef sloganının ikinci ve merkezi basamağıdır. Bu ideal, Türkiye’nin Osmanlı İmparatorluğu’nun mirasçısı olarak, tarihsel misyonuna yeniden kavuşması, hem maddi hem de manevi olarak kalkınarak bölgesel ve küresel bir güç haline gelmesi vizyonunu ifade eder. Bu hedefe ulaşmanın yolu, “Ağır Sanayi Hamlesi” ile ekonomik bağımsızlığı sağlamak ve “Önce Ahlak ve Maneviyat” ilkesiyle toplumu manen […]
28 Haziran 1996’da Necmettin Erbakan’ın liderliğindeki Refah Partisi (RP) ile Tansu Çiller’in liderliğindeki Doğru Yol Partisi (DYP) arasında kurulan koalisyon hükümetidir. Erbakan, bu hükümette başbakanlık görevini üstlenmiştir. Bu dönem, Erbakan’ın siyasi kariyerinin zirvesidir ve Milli Görüş ideallerini (D-8’in kurulması, memur ve emekli maaşlarına yapılan yüksek zamlar, havuz sistemi vb.) hayata geçirmeye çalıştığı bir dönemdir. Ancak […]