Kamu atamalarında liyakat yerine siyasi veya kişisel kayırmacılığın esas alınması durumudur. Kılıçdaroğlu, özellikle gençlere ve öğretmenlere seslenirken, KPSS’den yüksek puan almalarına rağmen mülakatlarda elenenlerin hakkını savunur ve “torpili” kaldıracağını vaat eder. Bu, “liyakat” ilkesinin ihlal edildiği en somut ve halk tarafından en çok tepki gösterilen alanlardan biridir.
Siyasetteki yolsuzluğu, kayırmacılığı ve çıkar çatışmalarını önlemek amacıyla çıkarılacağını vaat ettiği bir yasal düzenlemedir. Bu kanun, siyasetçilerin mal varlıklarından, kamu ihaleleriyle ilişkilerine kadar geniş bir alanda şeffaflık ve denetim getirmeyi amaçlar. Bu vaat, “temiz siyaset” ve “hesap verebilirlik” ilkelerini kurumsallaştırma hedefini yansıtır.
Başlangıçta Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kendisini küçümsemek, halktan kopuk ve elitist bir figür olarak yaftalamak amacıyla kullanılan bir hitap biçimidir. Kılıçdaroğlu, bu pejoratif ifadeyi stratejik bir retorik hamleyle sahiplenmiş ve yeniden çerçevelemiştir. Konuşmalarında “Bay Kemal olmak için…” diye başlayan cümlelerle bu ifadeyi dürüstlük, adalet, kul hakkı yememe ve liyakat gibi olumlu değerlerle donatmıştır. Bu hamle, rakibin […]
Şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışının temel ilkesidir. Kılıçdaroğlu, bu ifadeyle, toplanan vergilerin ve kamu harcamalarının nereye gittiğinin millete açıkça rapor edileceğini vaat eder. “Her namuslu siyasetçinin onurlu görevi” olarak tanımladığı bu ilke , yolsuzluk ve israfın panzehiridir. Kendi iktidarlarında muhalefete hesap vermeyi yasal bir zorunluluk haline getirme vaadi, bu ilkeye olan bağlılığının en […]