Demokrat Parti’nin 1950 seçimlerinde kullandığı ve zaferinde çok büyük payı olan ana slogandır. Mimar Selçuk Milar tarafından tasarlanan ve “dur” diyen bir el figürüyle birleşen afiş, 27 yıllık CHP iktidarına karşı biriken toplumsal tepkiyi, bıkkınlığı ve değişim arzusunu mükemmel bir şekilde özetler. “Yeter!” kelimesi, tek parti yönetimine, baskılara ve ekonomik sıkıntılara yönelik bir isyan çığlığıdır. “Söz Milletindir!” ifadesi ise, çözümün adresini ve yeni dönemin meşruiyet kaynağını net bir şekilde tanımlar: sandık ve halk egemenliği. Bu, sadece bir seçim sloganı değil, aynı zamanda Türk siyasi hayatında popülist “Milli İrade” söyleminin kurucu manifestosu ve en etkili formülüdür.
Menderes’in özellikle radyo konuşmalarında ve mitinglerde halka seslenirken kullandığı standart hitap biçimidir. Bu ifade, tek parti döneminin daha mesafeli ve bürokratik dilinden belirgin bir kopuşu temsil eder. “Aziz” ve “muhterem” gibi saygı ve sevgi bildiren kelimelerin seçilmesi, lider ile halk arasında samimi, kişisel ve doğrudan bir bağ kurma amacını taşır. Menderes’in popülist siyaset anlayışının bir […]
Menderes’in popülist söyleminin merkezinde yer alan soyut ancak güçlü bir kavramdır. Menderes’in dilinde “halk”, genellikle “millet” ile eş anlamlı kullanılır ve homojen, sağduyulu, muhafazakâr değerlere sahip, DP’yi samimiyetle destekleyen büyük bir kitleyi ifade eder. Bu “halk”, CHP’li bürokratların, “kara cübbeliler“in (aydınların) ve şehirli elitlerin karşısında konumlandırılır. Menderes, kendisini bu “halk“ın doğrudan temsilcisi ve hizmetkârı olarak […]
1951 yılında DP hükümeti tarafından çıkarılan ve Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret etmeyi veya sövmeyi suç sayan yasadır. Bu kanunun çıkarılması, Menderes’in siyasi stratejisinin karmaşıklığını gösteren önemli bir adımdır. Bir yandan, DP’yi Atatürk’e ve Cumhuriyet’in kurucu değerlerine karşıymış gibi gösteren CHP propagandasını boşa çıkarmayı hedefler. Diğer yandan, Menderes’in kendisini Atatürk’ün mirasının asıl koruyucusu olarak konumlandırmasına olanak […]