Geleneksel ve ortodoks ekonomi teorisinin tam tersine, faizin enflasyonun sebebi olduğunu savunan, Erdoğan’ın ekonomi politikalarının temel dayanağı olan bir formüldür. Bu ifade, sadece bir ekonomi tezi değil, aynı zamanda siyasi bir meydan okumadır. Bu formülü savunarak, kendisini yerleşik ekonomik sisteme ve “faiz lobisine” karşı duran, milletin çıkarına çalışan ve cesur kararlar alan lider olarak konumlandırır. Bu, hem bir yönetişim anlayışının hem de komplo anlatılarının temelini oluşturan en net formülasyonlardan biridir.
Genellikle bir konuşmanın başında veya ortasında, geçmişteki olumsuz durumlarla bugünkü başarıları kıyaslamak için kullanılan bir geçiş ifadesidir. “Türkiye’nin 20 yıl önce geldiği noktayı hatırlayın…” gibi kullanımlarla, iktidarının ülkeyi ne kadar ileriye taşıdığını vurgular. Bu, siyasi rakiplerin eleştirilerini, geçmişteki kendi başarısızlıklarıyla kıyaslayarak etkisizleştiren ve kendi icraatlarını tartışılmaz bir başarı hikayesi olarak sunan bir retorik tekniktir. Bu, […]
2023 seçimleri öncesinde ve Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılı vesilesiyle lanse edilen, AK Parti’nin gelecek vizyonunu ve iddiasını özetleyen kapsayıcı slogandır. Bu ifade, “Yeni Türkiye” vizyonunun bir sonraki aşamasıdır. Sadece bir seçim vaadi olmanın ötesinde, Türkiye’nin yeni bir çağa girdiğini, savunma sanayiinden teknolojiye, dış politikadan altyapıya kadar her alanda küresel bir güç olacağını ve bu yeni […]
İlk olarak 2017 Anayasa Referandumu sonrasında, özellikle büyükşehirlerdeki oy kayıplarının ardından Erdoğan tarafından AK Parti teşkilatlarındaki performans düşüklüğünü, heyecan kaybını ve yıpranmayı tanımlamak için kullanılan bir metafordur. Bu ifadenin kullanımı, basit bir teşhisin ötesinde, partideki geniş çaplı bir tasfiye operasyonunu meşrulaştıran bir örtmece (euphemism) işlevi görmüştür. Bu süreçte, aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş […]