İslam’daki “doğruyu, hakkı bildirme ve davet etme” görevini ifade eden bir kavramdır. Erbakan’ın siyaset anlayışında tebliğ, Milli Görüş davasının ve “Adil Düzen” projesinin “görüşü ve görüntüsü ne olursa olsun” herkese anlatılmasıdır. Bu anlayış, siyaseti sadece oy isteme faaliyeti olarak değil, aynı zamanda insanları “Hak“ka davet etme ve onlara kurtuluş yolunu gösterme gibi manevi bir görev olarak çerçeveler. “Davet bizden, hidayet Allah’tandır” ilkesi, bu tebliğ görevinin sonucundan çok, görevin kendisinin yerine getirilmesinin önemini vurgular.
Erbakan’ın dilinde, sıradan bir farkındalığın ötesinde, derin bir idrak, bilinç ve basiret halini ifade eder. “Milli şuur” veya “İslami şuur,” bir kişinin veya toplumun kendi tarihini, kimliğini, misyonunu ve içinde bulunduğu “Hak-Batıl mücadelesi“ndeki yerini tam olarak kavramasıdır. Milli Görüş hareketinin temel amaçlarından biri, bu şuuru toplumda uyandırmak ve yaymaktır. Şuur sahibi bir Müslüman, dünyanın gidişatından […]
Erbakan’ın, özellikle miting konuşmalarında, tabanını motive etmek ve harekete geçirmek için kullandığı bir retorik araçtır. Bu “heyecan,” sıradan bir coşku değil, ahlaki bir amaca yönelmiş bir enerjidir. Erbakan bu heyecanın ne için olması gerektiğini somut örneklerle açıklar: “Filistin’deki savunmasız yavruyu… kurtarmak için, heyecan istiyorum. Afrika’da en basit bir ilacı bulamadığı için ölen yavrunun kurtarılması için […]
Erbakan’ın ve Milli Görüş hareketinin, zorluklar ve engellemeler karşısında mücadele azmini ve zafere olan inancını pekiştirmek için kullandığı, Kur’ani referanslara dayanan bir slogandır. Bu ifade, siyasi başarının temel şartının askeri, ekonomik veya sayısal güç değil, “iman” olduğunu vurgular. Siyasi mücadelede nihai zaferin, “Hak” yolda olan ve davasına samimiyetle inananlara ait olduğu mesajını verir. Retorik işlevi, […]