İslam’daki “doğruyu, hakkı bildirme ve davet etme” görevini ifade eden bir kavramdır. Erbakan’ın siyaset anlayışında tebliğ, Milli Görüş davasının ve “Adil Düzen” projesinin “görüşü ve görüntüsü ne olursa olsun” herkese anlatılmasıdır. Bu anlayış, siyaseti sadece oy isteme faaliyeti olarak değil, aynı zamanda insanları “Hak“ka davet etme ve onlara kurtuluş yolunu gösterme gibi manevi bir görev olarak çerçeveler. “Davet bizden, hidayet Allah’tandır” ilkesi, bu tebliğ görevinin sonucundan çok, görevin kendisinin yerine getirilmesinin önemini vurgular.
Milli Görüş hareketinin ortaya çıkışında ve tabanının oluşumunda etkili olan önemli tasavvufi ekollerden biridir. Erbakan’ın kendisinin de bu geleneğe mensup olduğu ve özellikle Gümüşhanevi Dergahı’ndan etkilendiği bilinmektedir. Hareketin “nefis terbiyesi,” “ahlak ve maneviyat” gibi temel vurguları, bu tasavvufi kökenlerle yakından ilişkilidir. Siyasi analizlerde Milli Görüş, Nakşibendiliğin siyasi alandaki modern bir tezahürü olarak da yorumlanmıştır. Bu […]
Erbakan’ın ve Milli Görüş hareketinin, zorluklar ve engellemeler karşısında mücadele azmini ve zafere olan inancını pekiştirmek için kullandığı, Kur’ani referanslara dayanan bir slogandır. Bu ifade, siyasi başarının temel şartının askeri, ekonomik veya sayısal güç değil, “iman” olduğunu vurgular. Siyasi mücadelede nihai zaferin, “Hak” yolda olan ve davasına samimiyetle inananlara ait olduğu mesajını verir. Retorik işlevi, […]
Milli Görüş’ün “fiziğini” oluşturan beş temel erdemden sonuncusudur. Sabır, dava yolunda karşılaşılan zorluklara, engellemelere ve baskılara karşı metanetle direnmek, yılgınlığa kapılmamak anlamına gelir. Kur’an’daki “Başına gelenlere sabret, çünkü bunlar, azmi gerektiren işlerdendir” (Lokman Suresi, 17) ayeti bu erdemin temelini oluşturur. Siyasi bağlamda sabır, uzun soluklu bir mücadele olan “cihad“ın vazgeçilmez bir parçasıdır. Parti kapatmaları, siyaset […]