Çiller’in, kendisini eleştiren ve muhalefet eden büyük medya gruplarını (özellikle Aydın Doğan medyasını) tanımlamak için kullandığı bir terimdir. “Kartel” kelimesi, bu medya gruplarını sadece habercilik yapan kurumlar olarak değil, kendi ekonomik ve siyasi çıkarları için bir araya gelmiş, tekelci ve yasa dışı bir yapı olarak tasvir eder. Bu söylem, medyayı dördüncü kuvvet olmaktan çıkarıp, halkın iradesine karşı komplo kuran bir “düşman” olarak konumlandırır. Bu, Çiller’in kendisini bu “kartele” karşı milleti savunan yalnız kahraman olarak sunduğu popülist stratejinin temel taşıdır.
1995 seçimleri öncesinde ve sonrasında, en büyük rakibi olan ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz’ı hedef almak için sürekli tekrarladığı bir polemik ifadesidir. “Kaçmak” fiili, Yılmaz’ı bir siyasi rakip olarak değil, tartışmadan, sorumluluktan ve yüzleşmekten korkan bir “korkak” olarak tasvir eder. Bu kişiselleştirilmiş saldırı, siyasi gündemi politika tartışmalarından uzaklaştırıp, liderlerin cesareti ve karakteri üzerine bir çekişmeye […]
2002 seçimleri öncesinde rakiplerini hedef alırken kullandığı bir el hareketini ve metaforu tanımlar. “Bu nedir? Bir elin beş parmağı. Bunu ne yapacaksın? Bunların üstüne bir Osmanlı beşlisini indireceksin” sözüyle, rakiplerine karşı sert ve cezalandırıcı bir tavır takınacağını ima eder. “Osmanlı beşlisi” veya “Osmanlı tokadı” deyimi, gücü, kararlılığı ve tarihi bir devamlılığı simgeler. Bu ifade, seçmene […]
2002 seçimleri öncesinde, siyasi yasağı nedeniyle seçime giremeyecek olan AKP lideri Tayyip Erdoğan’ı hedef alan alaycı bir ifadedir. Geleneksel gölge oyunu karakteri Hacivat’a yapılan bu benzetme, Erdoğan’ı “asıl aktör” (Karagöz) olmayan, geçici, göstermelik ve yetkisiz bir figür olarak tasvir etmeyi amaçlar. “4 Kasım’da yok” diyerek hukuki durumuna vurgu yapar ve seçmen nezdinde liderliğini itibarsızlaştırmaya çalışır. […]