Menderes’in siyasi söyleminde ve DP’nin seçmen tabanında merkezi bir yere sahip olan toplumsal kategoridir. Menderes, “milletin efendisi” olarak gördüğü köylüyü, tek parti döneminde ihmal edilmiş, horlanmış ancak milli ve manevi değerlerin asıl taşıyıcısı olan kesim olarak tanımlar. DP’nin tarımda makineleşme (traktör), yol ve su gibi hizmetleri, köylüye verilen değerin bir göstergesi olarak sunulur. “Köylü Vatandaş Demokrat Parti Seni Kimseye Ezdirmez” gibi sloganlar, bu doğrudan sahiplenmeyi gösterir. Menderes’in popülizmi, büyük ölçüde bu ihmal edilmiş kırsal çoğunluğun sesi ve temsilcisi olma iddiası üzerine kuruludur.
7 Haziran 1945’te Celâl Bayar, Adnan Menderes, Fuad Köprülü ve Refik Koraltan tarafından CHP Meclis Grubu’na sunulan ve Türkiye’de çok partili hayata geçişin fitilini ateşleyen tarihi önergedir. Takrir, anayasanın tam olarak uygulanmasını, parti tüzüğündeki antidemokratik hükümlerin kaldırılmasını ve daha fazla demokrasi ve özgürlük talep ediyordu. Önergenin reddedilmesi ve imzacılarının (Bayar hariç) partiden ihraç edilmesi, Demokrat […]
Menderes’in, siyasi kariyerinin başlangıcını doğrudan Mustafa Kemal Atatürk’e bağlayan ve sıkça tekrarladığı bir anlatıdır. Bu ifadeye göre, Atatürk bir Aydın ziyareti sırasında genç Menderes’in yeteneklerini fark etmiş ve onun milletvekili adayı olmasını bizzat sağlamıştır. Bu anlatının retorik işlevi çok katmanlıdır: 1) Menderes’in siyasi meşruiyetini, rakibi olan CHP’nin kurucusuna dayandırarak güçlendirir. 2) Kendisini, İsmet İnönü gibi […]
Menderes’e atfedilen ve onun halk üzerindeki etkisini ve parti içindeki mutlak liderliğini ifade ettiği iddia edilen kibirli bir sözdür. Bu ifadenin gerçekten Menderes tarafından söylenip söylenmediği tartışmalı olsa da, onun siyasi kimliğinin bir parçası haline gelmiştir. Bu söz, “Milli İrade“nin aslında liderin şahsında toplandığı, seçmenlerin partiye veya adayın niteliklerine değil, doğrudan lidere oy verdiği şeklindeki […]